Akif Beki'den çarpıcı Erdoğan yazısı: Peki kim vardı kim yoktu?

Karar gazetesi yazarı Akif Beki, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Merkez Bankası'nın rezervlerinin erimesi sonrasıda yaptığı açıklamayla ilgili önemli bir yazı kaleme aldı.

GÜNDEM 21.12.2021, 09:05
8
Akif Beki'den çarpıcı Erdoğan yazısı: Peki kim vardı kim yoktu?
Karar gazetesi yazarı Akif Beki, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Merkez Bankası'nın rezervlerinin erimesi konusunda “Başbakanlığım döneminde bu döviz rezervini 135 milyar dolara kadar çıkardık. Bunu biz yaptık. Daha sonra bir düşüş yaşandı. Yoktum. Cumhurbaşkanıydım" sözlerini bugünkü köşesine taşıdı.
Yazısında Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı döneminde Merkez Bankası rezervlerinin erimesi konusunda sorumluluğu almak istemeyen ima dolu bir tavır içinde olduğunu ifade eden Beki, "2018’den beri de tek başlılık sistemine geçmiştik, kişi hükümeti modeliyle yönetiliyorduk. Evet, rezervler erirken Erdoğan, başbakanlıkta yoktu. Fakat bir başbakanlık da yoktu artık. Başbakanlık yetkileri bile Cumhurbaşkanı Erdoğan’da toplanmıştı" dedi.
İşte Akif Beki'nin yazısı şu şekilde:

Yazısının diğer bölümünde AKP hükümetini 'Kendi kendini yaralayan vatandaş'a benzeten Beki, şöyle devam etti:

Cumhurbaşkanı Erdoğan 19 Haziran 2018'de yaptığı konuşmada 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi seçimleri için, "24'ünde siz bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra bu faizle, şunla bunla nasıl uğraşılır göreceksiniz" demişti.
Aynı Erdoğan, 2019 yerel seçimlerde ekonomideki kötü gidişat için "Türkiye ekonomisinin sorumlusu benim ben. Şu anda devletin başında kim var? Tayyip Erdoğan var" demişti.
Bütün bu açıklamalar başta Merkez Bankası'nın rezervlerinin erimesi olmak üzere ekonominin kötü gidişatından tek sorumlu kişinin Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu ortaya koyuyor.
"Cumhurbaşkanı Erdoğan en son şöyle dedi:
“Başbakanlığım döneminde bu döviz rezervini 135 milyar dolara kadar çıkardık. Bunu biz yaptık. Daha sonra bir düşüş yaşandı. Yoktum. Cumhurbaşkanıydım.”
Merkez Bankasındaki 128 milyar doların akıbetini sorgulayan muhalefeti, geçtiğimiz şubat ve mart aylarında iki kez payladığında böyle dememişti.
2013’te 135 milyar dolara ulaşan brüt rezervlerin, 8 yıl sonra ‘bir düşüş’le 95 milyar dolara indiğini söylemişti.
Bunu da ‘dış güç saldırıları ve salgının etkileriyle mücadele için yapılan kurallı, kontrollü döviz işlemleri’ diye açıklamıştı.
Rezervleri diline dolayanlar ‘ailesine, şahsına, hak ve özgürlüklerine seviyesizce saldırıyor’du. ‘Berat Albayrak bakanlığı sırasında finansı ve parayı çok başarılı yönettiği için kuduruyor, çıldırıyorlar’dı.
Ama ‘buradan onlara ekmek çıkmaz’dı, onların ‘cibilliyeti’ başkaydı, onlar ‘ne bilirdi, para yönetiminden anlamazlar’dı. Sadece ‘kendilerine dışarıdan verilen saldırı görevini yerine getiriyorlar’dı.
Rezerv ‘hezeyanlar’ı savuruyorlardı, “Damat kadar başınıza taş düşsün” şeklinde ‘ağızlarının payını vermek artık vacip olmuş’tu.
Fakat Erdoğan, muhalefetin hakkından gelirken rezervlerin başına geleni savunup üstlenmişti de.
Yapılanın ‘doğru ve gerekli’ olduğunu, şu iki gerekçeye dayandırmıştı:
Bir: “Salgın bahanesiyle yeni bir finansal dalgalanma oluşturmak isteyenlere, elimizdeki tüm araçları kullanarak fırsat vermedik. Kılıçdaroğlu’nun sürekli sorduğu dövizlerin önemli bir bölümü işte bu mücadelede kullanılmıştır.”
İki: “Zaten saldırı altında olan Türkiye’de, salgınla birlikte uluslararası alanda ortaya çıkan finansal dalgalanmalara karşı tedbir geliştirilmesi gerekiyordu. Planlı ve kontrollü döviz işlemleri yapıldı.”
Kimler oradaydı peki?
Brüt rezervler 95 milyar dolara, net rezervlerse eksiye Erdoğan ve Albayrak’a rağmen, onların yokluğunda düşmüş olabilir mi?
Mart, nisan aylarında AK Parti’den Canikli ile yeni MB Başkanı Kavcıoğlu da muhalefete cevap yetiştirmek için seferber olmuştu. ‘2019-20 yıllarında rezervler üstünde nasıl yoğun döviz baskısı ve çıkışı’ olduğunu anlatıp nedenlerini izaha çalışmışlardı.
Zaten Cumhurbaşkanı’nın ‘büyük bölümü son iki yılda, salgının etkileriyle mücadelede kullanıldı’ şeklindeki ifadeleri de aynı kapıya çıkıyor.
Oysa bahsedilen dönemde Hazine ve Maliye Bakanı, Albayrak. Tam yetkiyle para yönetiminin başındaydı.
2018’den beri de tek başlılık sistemine geçmiştik, kişi hükümeti modeliyle yönetiliyorduk.
Evet, rezervler erirken Erdoğan, başbakanlıkta yoktu. Fakat bir başbakanlık da yoktu artık. Başbakanlık yetkileri bile Cumhurbaşkanı Erdoğan’da toplanmıştı.
Kim vardı, kim yoktu şimdi? Ben çıkamadım, siz çıkabildiniz mi içinden?"
"Hatırlarsanız Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2018’deki seçim zaferini bir mazeretsizlik miladı ilan etmişti.
Yeni sistemle ‘ne yetki istendiyse millet vermişti, artık mazerete yer yoktu, iktidarın başarmaktan başka seçeneği kalmamıştı’.
Nitekim Cumhurbaşkanı önceki gün, ‘kayıp rezervlerimizi eski yerine Hans’la George’un gelip çıkarmayacağını’ da ifade etti.
Millet, Hans’la George’u seçmediğine, kasayı onlara emanet etmediğine göre; ülke yönetiminden de haliyle onlar sorumlu tutulmayacaktı.
Ayrıca rezervlerin satıldığı dönem, birinci faiz-enflasyon deneyine denk geliyor.
2019’da yerel seçimlere gidiliyordu. Ve işbaşındakiler, başarısız görünmek istemiyordu. Deneyi başarılı göstermekse, doları tutup TL’nin aşırı değersizleşmesini önlemekle mümkündü.
İlk deneyde, bu yüzden rezervlerimizi kaybetmiştik.
Şimdi ikinci deneyde, rezerv de bulunmadığından bu kez paramız pul oluyor.
AK Partili Kurtulmuş ise ekonomideki çıkmazı, “büyük güçlerin Türkiye’yi hareketsiz bırakmak için plan yapması”na bağlıyor.
Demek Kurtulmuş’un da gıyabında cereyan ediyor olay.
İnşallah günün sonunda biz vatandaşlar; olmayan, hayali bir kavgada kendi kendimizi hareketsiz bırakmakla suçlanmayız.
Erzurum’da, önceki gece bir vatandaş, elde bıçakla yüzü kan revan içinde yardım istiyor. Gelen polise, 3 kişiyle kavgaya tutuşup birini yaraladığını söylüyor.
Etrafta didik didik yaralı arayan polis, sonunda güvenlik kameralarından düğümü çözüyor.
Meğer metruk bir binada kendi kendisini bıçaklamış. Ama kafası öyle kıyak ki farkında bile değil, kavgaya karıştığını zannediyor."

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 20 Ocak 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 22 51
2. Konyaspor 21 42
3. Fenerbahçe 22 36
4. Beşiktaş 22 35
5. Hatayspor 21 35
6. Başakşehir 21 34
7. Adana Demirspor 22 34
8. Alanyaspor 21 32
9. Kayserispor 22 31
10. Gaziantep FK 21 31
11. Sivasspor 22 30
12. Karagümrük 22 30
13. Galatasaray 21 27
14. Giresunspor 22 26
15. Göztepe 22 24
16. Antalyaspor 21 23
17. Kasımpaşa 21 21
18. Altay 22 18
19. Rizespor 21 18
20. Ö.K Yeni Malatya 21 15
Takımlar O P
1. Ümraniye 20 42
2. Ankaragücü 20 42
3. Erzurumspor 20 38
4. Eyüpspor 20 36
5. Bandırmaspor 20 33
6. İstanbulspor 20 33
7. Adanaspor 20 32
8. Samsunspor 19 30
9. Tuzlaspor 20 27
10. Gençlerbirliği 20 26
11. Manisa Futbol Kulübü 20 25
12. Boluspor 19 24
13. Kocaelispor 20 24
14. Keçiörengücü 20 23
15. Menemen Belediyespor 20 23
16. Altınordu 20 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 20 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 22 56
2. Liverpool 21 45
3. Chelsea 23 44
4. West Ham United 22 37
5. Tottenham 19 36
6. Arsenal 20 35
7. M. United 21 35
8. Wolverhampton Wanderers 20 31
9. Brighton 21 29
10. Leicester City 19 25
11. Crystal Palace 21 24
12. Southampton 21 24
13. Aston Villa 20 23
14. Brentford 22 23
15. Leeds United 20 22
16. Everton 19 19
17. Watford 19 14
18. Norwich City 21 13
19. Newcastle 20 12
20. Burnley 17 11
Takımlar O P
1. Real Madrid 21 49
2. Sevilla 21 45
3. Real Betis 21 37
4. Atletico Madrid 20 33
5. Real Sociedad 20 33
6. Barcelona 20 32
7. Rayo Vallecano 20 31
8. Villarreal 21 29
9. Valencia 21 29
10. Athletic Bilbao 21 28
11. Espanyol 21 27
12. Celta Vigo 21 26
13. Osasuna 21 25
14. Granada 20 24
15. Elche 21 22
16. Mallorca 20 20
17. Getafe 20 18
18. Deportivo Alaves 21 17
19. Cadiz 21 15
20. Levante 20 11
Whatsap İhbar Hattı