Birol Aydın’dan Murat Kurum’a eleştiri: Bu rant kafasıdır

Saadet Partisi İBB Başkan Adayı Birol Aydın, gazeteci Fatih Altaylı’nın Youtube kanalına konuk oldu. Altaylı’nın sorularını cevaplandıran Aydın, İstanbul’a yapacağı hizmetleri de anlattı. Aydın, AKP adayı Kurum’un kentsel dönüşümde rant kafası taşıdığını belirtti.

GÜNDEM 18.03.2024, 13:15
3
Birol Aydın’dan Murat Kurum’a eleştiri: Bu rant kafasıdır
31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde Türkiye’de en çok aday gösteren Saadet Partisi’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı Birol Aydın, seçim çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. İstanbul’u adım adım gezen Aydın, bir yandan da ekranlara çıkarak kitlelere ulaşmaya çalışıyor.
Bu kapsamda gazeteci Fatih Altaylı’nın Youtube kanalındaki Teke Tek programına konuk olan Aydın, 1 Nisan sabahında İBB Başkanı olması durumunda yapacağı hizmetleri anlattı. Programda kendisine yöneltilen sorulara cevap veren Aydın’ın konuşması şöyle:
F.A.: Bugün Türk siyasetinde kilit parti olmuş bir partinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayını ağırlıyoruz. Saadet Partisi'nin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sayın Birol Aydın konuğumuz. Saadet Partisi'nin hedeflerini konuşacağız Birol beyle. Birol bey, İstanbul seçimlerinde nasıl bir hava görüyorsunuz geçen seçimlerden bir farkı var mı bu seçimin? Bir önceki seçimde ne oldu bu seçimde ne oldu?
Seçimin sonuçlarına ilişkin olarak İstanbul için hayırlar bereketler getirmesini temenni ediyorum ama gördüğüm bir şey var. İstanbul hiçbir seçim döneminde olmadığı kadar yorgun, bitkin, kaygılı ve endişeli. Seçmenimiz, insanımız yer yer küskün. Yani böyle bir keşmekeşlik İstanbul'da zaten var. Türkiye'de var olan ekonomik sıkıntılar, hayat pahalılığı, adalet yoksunluğu, özgürlük yoksunluğu ayrıca bütünüyle İstanbul'a ve İstanbul'un üzerine çökmüş durumda. Bunu görüyoruz, görmek illa konuşarak da olmayabilir. Bunu zaten ifade ediyorlar ama bir yerde insanımız otursun bir restorantta, bir otobüs durağında, bir kafede oturup insanlarımıza şöyle küçük bakış yapın. Bu yılgınlık bıkkınlık halini görürsünüz. Böyle bir ortamda seçime giriyoruz. Bu iklimi süratle değiştirmeye ihtiyacımız var.
F.A.: Sizce bu merkezi yönetimden kaynaklanan bir küskünlük yılgınlık yorgunluk mu yoksa yerel yönetimlerden kaynaklanan mı?
Birincisi yani İstanbul'un en önemli sorunu nedir diye sorulduğu zaman hep dediğim bir şey var. Geçimdir, hayat pahalılığıdır. Bu hayat pahalılığı bir şekilde 7'den 77'ye hepimizi derinden etkiledi. İşte emeklimizi, işsizi, çalışanımızı çalışmayanımızı derinden etkiledi. Bunun zaten var ettiği bir durum var. İkincisi dünden bugüne siyasi partiler birtakım vaatlerle iddialarla yola çıktılar. İşte en son 2018'den itibaren oluşmuş bir hava var, 2019 onun üzerine İstanbul Ankara gibi bazı büyükşehirler üzerine bir kazanım olarak görüldü.
Sonra bir önceki seçimde Cumhurbaşkanlığı seçiminde 6 siyasi parti bir araya geldi seçmenini önemli ölçüde konsolide etti. Neticede şu ya da bu sebeplerden dolayı istenildiği gibi neticelenmedi. İnsanlar da bu büyük hedef ve büyük heyecan karşısında bir netice ortaya çıkamayınca birbirlerine karşı içeriden dışarıdan yaşadıkları karşısında da büyük bir yılgınlık içerisine düştüler. Şimdi biz de Saadet Partisi olarak ya da bütün siyasi partiler neticede varlık nedenleri insanların bu yılgınlıklarını ortadan kaldırmaktır.
F.A.: Şimdi hemen bence çok kritik gördüğüm bir soru sorayım. Saadet Partisi mevcut iktidarı kendi eteği altından çıkarmış bir parti aslında. Yani kurucu lideriniz rahmetli Necmettin Erbakan Türkiye'de Milli Görüş hareketini ortaya koyan, başlatan ve bugün AK Parti'yi oluşturan lider kadronun tamamını da ilk siyasete sokan, onların siyasi yaşamlarını başlatan kişi. Bu açıdan baktığımız zaman partiniz de aslında bir anlamda kuluçka partisi. Bugün sizin AK Parti ile bu denli ayrışmanızın temelinde ne yatıyor? Çünkü en sert ve belki de en tutarlı eleştirileri AK Parti'ye sizin partiniz yapıyor?
Biz bir defa Milli Görüş olarak tanımlıyoruz. Milli Görüşçü olarak da bu milleti millet yapan; değerleridir, mefkuresidir, inancıdır, tarihidir diyoruz. Bunların ete kemiğe bürünmüş halidir organize olmuş halidir Milli Görüş. Yola çıkarken de vazgeçemeyeceğimiz değerler vardır. Merkezinde biz inancımız gereği dosdoğru olmak üzerine kodlanmış, emrolunduğu gibi dosdoğru oluyoruz. Doğruluğun içerisinde her şey var, adalet var, ahlâk var, vicdan var, dürüstlük var, nitelik var, nicelik var, estetik var yani doğruluğun içerisinde her şey var. Biz bu doğruluktan sapmamak üzere bir yol alma biçimi kararlaştırmışız. Ama bu zorlu parkur herkesin üstesinden geleceği bir şey değildir. İktidardaki arkadaşlar da bir takım imkanlar ve fırsatlar doğsun diye. Erbakan Hoca’nın çizgisi ve bu zorlu parkuru onlar için elverişli kılmadığı için yeni bir alan açtılar kendilerine.
Bir kısım içeriden ve dışarıdan çevrelerle işbirliği içerisinde yola başladılar. Fotoğrafın bütününe baktığımız zaman ya da 2024'e geldiğimiz zaman bu yolun çok tehlikeli ve Türkiye'yi bugün ekonomide, dış politikada, eğitimde, sağlıkta, hukukta, özgürlük alanında nereye getirdiğini yaşayarak görüyoruz. Yani sonuçlara bakarak bunu okuyabiliriz.
İlk yıllarında doğru işler yapmadılar demiyoruz yani yaptılar ama günün sonunda paradigma olarak Milli Görüş dışında bir paradigmayı anlayışı benimsediler. İsrail ve Amerika'yla daha yakın işbirliği içerisinde olmayı, tek taraflı Avrupa Birliği ile münasebet geliştirmeyi ya da tek taraflı ödevleri yerine getirmek üzerine bir yol benimsediler. Ekonomide de bugün bizi çileden çıkartan bırakın serbest piyasa ekonomisini neoliberal ekonomik anlayışı fütursuzca uyguladılar ki bugün bunu daha çok hissediyoruz. Bu neoliberal ekonomik anlayışı yani altta kalanın canı çıksın demektir. Yüzde 10'luk yüzde 5'lik bir kesim her şart altında kazanırken kârına kâr katarken, geniş kitleler orta ve alt gelir kuşağındaki insanlar inim inim inlemektedir.
AK Parti ile Milli Görüş çizgisinin temel farkı millilikte görüyorsunuz. Bir de değerlerimizle ilgili. Şimdi bakınız 2024 Türkiye’sinde 20 yıldır Türkiye'de din görünürlüğü en fazla olan kamu açısından da en görünürü olan bir iktidar dönemini yaşadık. Cumhuriyet tarihimiz boyunca gümüş yüzük, sakal, din, iman, ayet, hadis, vatan, millet hepsi tedavülde en çok olan kavramlar bunlardı. En çok ama bunların sokağımıza yansıması yok. Bunların ihalemize yansıması yok. Bunların davranışımıza yansıması yok. Öyle bir durum oldu ki birçok insanımız bizim normalde dinle bir alıp veremediği olmayan insanlar bu davranışlardan dolayı bu yanlış uygulamalardan dolayı dinle arasına bir mesafe koymaya başladı. Oysa din ayrı, tertemizdir. Bize dosdoğru ol diyor, dürüst ol diyor. Helal olsun diyor, haramdan sakın diyor. İhaleyi düzgün yap diyor. Komşuna iyi davran diyor, müsamahalı ol diyor. Müşfik ol diyor.
Böyle bir ülke olabilir mi yarın neye uyanacağız bilmiyoruz. Bir iş adamı cebinde 100.000 lira parası var 100.000 doları var. Nasıl değerlendireceğini öngöremiyor, tutayım mı tutmayayım mı harcayayım mı harcamayayım mı? Kupon arazi mı alayım yoksa bir yatırım mı yapayım diye öngöremiyor. Bir anne bir baba gelecek yıl hangi sınav sistemiyle okula gireceğini neyle karşılaşacağını bilmiyor. Bir yazar bir gazeteci bir şeyi söylediğim zaman başına neyin geleceğini öngöremiyor. Yani bir yıl sonrasını 3 ay sonrayı öngöremiyoruz.
F.A.: Şeyi merak ediyorum İstanbul'da parti olarak ve sizin şahsi olarak gördüğünüz en temel sorunlar neler ve siz bu sorunlara karşı ne önererek çıkıyorsunuz?
Dünden bugüne işte 20 yıl Kadir Topbaş bey dönemi, işte son Sayın Ekrem İmamoğlu dönemi çok hizmetler yapıldı, çok yatırımlar yapıldı, çok paralar harcandı. Hem sosyal belediyecilik adına hem ulaşım adına hem de üst yapı yapılması gereken birçok şey yapıldı. Ama işte İstanbul yaşanmaz halde. Trafiğin hali ortada, topu taşımadaki yoğunluk ortada, sokaklarımızın güvensizliği, başıboş köpeklerin toplumdaki tedirginlik hali ortada. Betonun ve asfaltın İstanbul'u adeta istila etmiş olmasıyla İstanbul'un üzerine çöken bu yorgunluk, görüntü durumu, bütün bunlar açısından bakarsanız İstanbul'u ve İstanbullu'yu çok yormuştur yormaya da devam edecektir.
Ben belediye başkanıyım, devlet okulunda beslenme saatinde bir çocuğumuz karnını doyuramıyor. Bir yönetici olarak ya da 2 yaşında 1 yaşında bebeği olan bir aile doğalgazı açamıyor. Bazen o odayı açıyor, bazen bu odayı açıyor. Bazen o peteği açıyor. Buna dokunmam gerekmez mi benim. Devlet okullarımızın birçoğunda maalesef sabun yok, deterjan yok. Ben bunu görebiliyorum. Temizlik esas, önemli bir şey özel okullarla arada fark açılmış. Buna dokunmam gerekiyor. Gideyim o okulun ihtiyaçlarını ben gidereyim.
İki gönül, iki insan birbirini seviyorlar. Bu ağır ekonomik şartlarda evlenme hayali kuramıyor bir araya gelemiyorlar. Bir fon oluşturalım, bir vakıf oluşturalım. İş insanlarımızı devreye koyalım evlenmek isteyenlerin bu durumuna bir kolaylık sağlayalım.
Evet şimdi şu Fikirtepe'de bugün sabah gelirken ben görmedim arkadaşlar gördü. Sayın Murat Kurum’un posteri asılmış. Ya yazıktır ya günahtır. Bu anlayış mı İstanbul'da sağlıklı kentsel dönüşümü yapacak? Bu fikirsizlikle mi? Burada kalıcı, gerçekçi bir kentsel dönüşüme ihtiyaç vardı bu olmaması gerekiyordu. Bu ucubenin olmaması gerekiyordu. Orayı betona yığdı. Oranın 5 yıl sonra İstanbul'a ve bölgeye Anadolu yakasına maliyetini hesap edemiyorlar. Muazzam trafik olacak, iki kuş yan yana uçamaz orada. Böyle bir şey olabilir mi? İstanbul'u bu hale getiren anlayış İstanbul'da kalıcı kentsel dönüşümü yapamaz. Burada rant oluşacak yani kendi döneminde Çevre Şehircilik Bakanı iken yaptıkları budur. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. 5 yıl süreyle İstanbul'da olacak kafa bu fikirsiz kafa, bu rant kafa. Ben açık ve net olarak söylüyorum. Yani Murat Bey'i söyleyeceğim. Tabii de rant müdürü yani İstanbul'da rant oluşturmaktan başka bir derdi olmayacak.

Yorumlar (0)
sanalbasin.com üyesidir
18
açık
Namaz Vakti 15 Nisan 2024
İmsak 04:32
Güneş 05:57
Öğle 12:44
İkindi 16:24
Akşam 19:20
Yatsı 20:39
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Whatsap İhbar Hattı