Doları kim artırıyor: 23 Eylül'den sonra dolar fiyatı zıplar mı?

Doların artması ile Türkiye'de enflasyonda artıyor. Peki kuru kim artırıyor? 23 Eylül'den sonra dolar fiyatı zıplar mı? İşte merak edilen soruların cevaplarını Alaattin Aktaş açıkladı.

EKONOMİ 21.09.2021, 11:45
17
Doları kim artırıyor: 23 Eylül'den sonra dolar fiyatı zıplar mı?
Türkiye'de enflasyon oranı yüzde 20'ye yaklaştı. Ülkemizde enflasyonun en önemli nedeni çoğunlukla ama çoğunlukla dolar kurunun artması ile oluşuyor. Bundan dolayı Türkiye ekonomisine kötülük etmek isteyenin döviz kurunu artırmasının yeterli olduğunu söyleyen Dünya gazetesinin yazarı Alaattin Aktaş, "Artır döviz kurunu, yaslan arkana ve seyret olan biteni!" dedi.
Yönetimde olanların "Şu döviz kurunu bir artıralım da ekonomi alt üst olsun, fiyatlar tırmanıp gitsin" diye düşünmediğini belirten Aktaş, "Niyet kötü değildir tabii de icraat yanlışsa ve sonuçta fiyatların tırmanması durumuyla yüz yüze kalınıyorsa... Son dönemde olduğu gibi..." diye yazdı.
Bugünkü köşe yazısında Alaattin Aktaş, dolar kuru ile Yİ-ÜFE'nin seyrini gösteren iki grafiği paylaşarak "Grafiklerin birinde 2018 yılı başından bu yılın ağustos ayına kadar olan üç buçuk yılı aşkın sürede dolar ve Yİ-ÜFE'nin ay ay yıllık değişim oranlarına yer veriyoruz. Diğer grafikte ise 2017 yılının aralık ayını 100 kabul ederek dolar ve Yİ-ÜFE için bir endeks oluşturarak iki büyüklüğün ne ölçüde birlikte hareket ettiğini gözlemeyi amaçladık." ifadelerini kullandı.
Dolar ve üretici fiyatların yıllık değişimi, aradaki paralelliği somut bir şekilde ortaya koyduğunu belirten Aktaş, "Yeri gelmişken belirtelim, üretim maliyetindeki artış kendini öncelikle üretici fiyatlarında gösterdiği için TÜFE’yi değil, Yİ-ÜFE'yi esas aldık." diyerek şöyle devam etti:
Dolardaki yıllık artışın yüzde 84'e dayandığı eylül ayında yıllık Yİ-ÜFE artışı da yüzde 46'yı geçtiğini söyleyen Aktaş, "Acaba bir kişi de çıkıp "Kur ve Yİ-ÜFE artışının aynı ay rekor kırması tesadüftür" diyebilir mi?" sorusunu yönelterek şunları kaydetti:
2020 yılıyla birlikte dolardaki yıllık değişim, üretici fiyatların üstüne çıktığını ve bu durum yıl boyunca sürdüğünü söyleyen Aktaş, "Bunun en büyük nedeni hiç kuşku yok ki pandeminin yarattığı sıkıntılardı. Neredeyse tümüyle duran ve üretmeyen bir sanayi vardı, sağlıklı bir fiyat oluşumu bile söz konusu değildi." dedi.
Üretici fiyatları 2020'nin ortasından itibaren daha hızlı artmaya başladığı ve kur artışını dizginlemenin mümkün olmadığını ifade eden Alaattin Aktaş, "Merkez Bankası'nda kasım ayı operasyonu yapıldı. Bu operasyon, çoğu doğru operasyon gibi uzun ömürlü olmadı ve marta geldik. 7 liraya kadar gerileyen doları, yeni bir operasyonla yüzde 20’den fazla artırdık.
Son bir yıldaki değişim anlamında kur ve Yİ-ÜFE giderek ayrışıyor. Nedeni belli; geçen yılki kur yükü fiyatları hala yukarı itiyor. Kurdan başka etkenler de var elbette; bazı emtia fiyatlarında artışlar da yaşanıyor.
Etken kalmazsa biz devreye giriyor, örneğin elektrik ve doğalgaza yüklü zamlar yaparak boşluğu dolduruyoruz!
Kaldı ki kurda son dönemde başlayan artış uzun soluklu olur ve perşembe günü bu yangına yeni odun atarsak, Yİ-ÜFE'de baz etkisi kaynaklı bir yavaşlama belki görürüz ama belirgin bir gerileme görme şansımız olmaz." ifadelerini kullandı.
Yurtiçi piyasalarda 23 Eylül Perşembe günü Merkez Bankası'nın PPK'da alacağı karar merak ediliyor. Alaattin Aktaş, Merkez Bankası perşembe günü ne karar alacağını bilmenin pek mümkün olmadığını ve banka yönetiminde de net bir görüş oluştuğunu pek sanmadığını belirterek kendi tahminini şöyle açıkladı:
Dolar kuru için Merkez Bankası'nın atacağı doğru adımın gündeme getirilmeyen faiz artışı olabilir mi? diye soran Aktaş, "Eski söylemler, yani "Politika faizi enflasyonun altında kalmayacak” söylemi hala savunuluyor olsaydı tabii ki artış beklenebilirdi. Ama sanki "Manşeti değil çekirdeği dikkate almak gerekir" söylemi, biraz da faiz artışı beklentisini törpülemek için ortaya atılmış gibi. Bunda başarılı da olunmadı değil." diye yazdı.
Merkez Bankası perşembe günü faizi indirirse ve bunun isterse çeyrek puan olsun hiç öneminin olmadığını belirten Alaattin Aktaş, mevcut enflasyonla makasın daha da açılacağını yazarak şöyle devam etti:
23 Eylül günü Merkez Bankası faizi indirip piyasada biraz canlılık sağlayabileceğini belirten Aktaş, "Ama kurun zıplamasıyla birlikte haliyle enflasyon da tırmanışa geçeceği için biz fahiş fiyat denetimlerinin süresini daha da uzatmak zorunda kalabiliriz." uyarısında bulundu.
"Doların yıllık değişim anlamında zirveye çıktığı ay 2018’in eylülü. Oran yüzde 84’ü bulmuş. Malum, rahip krizinin tırmandığı dönem. Krizi tırmandıran kim; önce “Rahibi bırakmayacağız” diyen, kur yükselmeye başladığında faizi artırmayan ve kuru bu düzeye getiren, ardından onca laftan sonra rahibi bırakıp faizi bu sefer yüzde 24’e çıkaran ve kur tortusu kaynaklı enflasyona bizi mahkum eden yönetim."
"Rahip binmiş uçağa ülkesinin yolunu tutmuş, faiz yüzde 24, kur düşmeye başlamış, ne tesadüf Yİ-ÜFE de!
2019’un kasımına gelmişiz, dolar bir yıl öncesinin yüzde 10 altında, Yİ-ÜFE'deki yıllık artış da yalnızca yüzde 2.5. Bu oranlar da tesadüf değil mi!"
"Merkez Bankası faizi muhtemelen değiştirmeyecektir. “Manşet enflasyon yerine çekirdek enflasyon gözetilmeli” çıkışından sonra oluşan “Herhalde faiz inecek” tahminleri bu şekilde boşa çıkarılmak istenebilir.
Siyasetin yoğun baskısı altında olduğu tartışma götürmeyecek durumda bulunan Merkez Bankası, faizi sabit tutarak en azından görünürde bağımsızlığını da korumuş olur."
"Yıllık enflasyonun eylül ve sonrasında gerileyeceğine dönük bir işaret de bulunmamaktadır. Sanıldığı gibi Yİ-ÜFE'den TÜFE’ye olan etki de öyle büyük ölçüde gerçekleşmiş değildir."

Yorumlar (0)
sanalbasin.com üyesidir
18
açık
Namaz Vakti 02 Mart 2024
İmsak 05:42
Güneş 07:01
Öğle 12:56
İkindi 16:08
Akşam 18:41
Yatsı 19:55
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Whatsap İhbar Hattı