banner8

banner9

Eski AİHM Yargıcı Rıza Türmen sansür yasası için uyardı

Eski AİHM yargıcı Rıza Türmen ve hukukçu Prof. Dr. Nurcan Törenli, sansür yasasının en çok tartışmaya neden olan 29. Maddesi'ni değerlendirdi.

GÜNDEM 14.10.2022, 16:00
2
Eski AİHM Yargıcı Rıza Türmen sansür yasası için uyardı
Eski AİHM yargıcı Rıza Türmen ve Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi, hukukçu Prof. Dr. Nurcan Törenli, sansür yasasının en çok tartışmaya neden olan 29. Maddesi’ni ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi. Türmen, 29. Madde için, “Herkes içeri girebilir bu kanunla. Ve İnfaz Kanunu’nda yapılacak değişiklikle birlikte. Yaptığınız, söylediğiniz her şey bir suç teşkil edebilir” uyarısı yaptı. Prof. Törenli, "Değişiklikle yeni bir suç oluşturmakla kalmıyor aynı zamanda bu suçun oluşup oluşmadığının belirlenmesinde kullanılagelen mevcut içtihat da çöpe atılarak yeni kriterler getiriliyor" dedi.
AKP ve MHP’nin ortak hazırladığı; getirdiği hapis cezası ve yaptırımlar nedeniyle kamuoyunda “Sansür Yasası” olarak nitelenen 7418 sayılı “Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” dün gece TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.

Toplam 40 maddeden oluşan 7418 sayılı Yasa’nın, 29. maddesi ise kamuoyunda en çok tartışma yaratan düzenleme oldu. Bu madde, “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” başlığı altında yeni bir suç türü oluşturarak bu suçu işleyenler hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, “Fail, suçu gerçek kimliğini gizleyerek veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlemesi hâlinde” verilen cezanın yarı oranında artırılmasını düzenliyor. Böylece 4,5 yıla kadar çıkabilecek bu ceza, 2 yılın üstünde olduğu için yargılanan kişinin cezaevine konulması da gündeme gelecek.
Eski AİHM yargıcı Rıza Türmen ve Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurcan Törenli, ANKA’nın yasanın geneli ve özellikle bu madde ile ilgili sorularını yanıtladı. Türmen, 29. madde için şunları söyledi:

Öte yandan Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Anabilim Dalı Başkanlığı da yapmış ve hukukçu Prof. Dr. Nurcan Törenli, 29. madde’ye ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı:

5651 sayılı Kanun’da BTK gibi yürütme erki içindeki bir kuruluşun kendini yargı erki içindeki bir makamın yerine koyarak resen hareket ediyor olması bu kanun değişikliğinde de bir görev ve yetki aşımı anlamına geliyor.

Madde bağlamında sözü edilecek birçok husus var, ancak bir bakışta gözüme çarpan husus Basın Kanunu’nda bir haberin ‘gerçek dışı’ olup olmadığı içtihat niteliğindeki dört kritere göre belirlenmekte olmasına karşı ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçu altında beş ‘yeni’ koşul aranıyor. Yani bu değişiklikle yeni bir suç oluşturmakla kalmıyor aynı zamanda bu suçun oluşup oluşmadığının belirlenmesinde kullanılagelen mevcut içtihat da çöpe atılarak yeni kriterler getiriliyor. Kısacası süreç içerisinde aynı sorunun farklı tezahürleri altında sınanmış, denenmiş, geçerliliği test edilerek yapılageliş kuralı niteliğindeki ölçütler devre dışı bırakılmıştır. Hem esas hem de usul yönünden bu hukuk dışılığın nedeni yukarıda değindiğim acil siyasal ihtiyaçtır.

Madde bağlamında ilginç bir çarpıklık da ‘alenen yayma’ ifadesi. İnternet mimarisi gereği kamusal erişime açıktır. Dolayısıyla bir içeriği internet ortamına koyduğunuzda kendiliğinden alenileşmiş olur. Yukarıda değindiğim beş yeni kriterden birisi de ‘aleni ise (yani ilgisi olmayan kişilere ulaşabilecekse)’ şeklinde düzenlenmiş. Yani bu bir ölçüt değil tanım... İnternet ortamındaki her içerik potansiyel olarak ‘halkı yanıltıcı bilgi’ olarak tanımlanmış.

Suçun kapsamını genişletmenin bir yolu da değerlendirme ölçütlerini tanıma dönüştürmektir. 29. maddede olduğu gibi... Bu durumda sosyal medyayı haber amaçlı kullanan gazeteciler anayasal haklarını kullanmalarının başlarına bela olacağı korkusuna kapılarak haber yapamaz hale gelirler. Bu iş burada da kalmaz... Bu haberi paylaşan TCK'ya yeni bir suç sokulduğu için ‘suça iştiraktan’ hürriyeti bağlayıcı ceza alma korkusuyla yine anayasal haklarını kullanmaktan korkar hale gelirler. Bu iletişim kopukluğu siyasal ihtiyaca yanıt verir. Kutuplaşma (polarizasyon)... Yani tabandaki kaymayı durdurmak için suskunluk sarmalına ihtiyaç vardır.

Bu arada maddeyle doğrudan ilgili değil ama İletişim Başkanlığı’nın haftalık yayınlanacağı açıklanan ‘dezenformasyon bülteni’ de değerlendirilmeye muhtaç. Yasa Meclis’ten geçmeden önce yayınlanan bülten yürütmenin yasamaya siparişi gibi duruyor... Başka bir deyişle yasa koyucuya ‘bu işin acilen çözülmesi gereken toplumsal bir sorun haline geldiğini’ göstermek istemişler herhalde. Anayasanın kuvvetler ayrılığı ilkesiyle bağdaşmıyor...”

Muhalefet milletvekilleri, gazeteciler, sosyal medya kullanıcıları tarafından eleştirilen yasanın 29. Maddesi şöyle:

“İktidarın hakikat dışı söylemlerini korumak için, onlara karşı itiraz edilmesini önlemek için yazılmış bir madde. Çünkü Türkiye’de bugün hakikat ötesi söylemlerle Türkiye yönetiliyor. Bunlara itiraz hakkını ortadan kaldırılmak için yapılmış gibi baktığım zaman.
Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi açısından baktığımızda o kadar çok söylenilecek şey var ki… Burada biliyorsunuz, ifade özgürlüğüne getirilecek sınırlamaların birinci şartı, yasadan kaynaklanması. Ama aynı zamanda bu yasanın açık, belirli ve öngörülebilir olması. Bu kanuna baktığımız zaman, o kadar büyük belirsizlikler var ki. Yani mesela ‘aleni’ ne demek? Bir retweet yaptığınız zaman ya da bir e-mail attığınız zaman o aleni midir? Buna kim karar verecek?
Bir suç oluşturuluyor burada. Yeni bir suç oluşturuluyor. Suçun oluşup oluşmadığına kim karar verecek? Bir yığın böyle belirsizlikler var. İktidarın en ufak bir söylemine, TÜİK’in enflasyon rakamlarının yanlış olduğunu söylemek, pekala bu kanuna aykırı davranmak, bir suç teşkil ediyor. Mesela bir protesto yürüyüşü yapmak, bu bir tehlike oluşturmasa bile kamu düzeni bakımından ‘tepki oluşturma saikiyle yapıldı’ diye suç teşkil edebilecek.
Tabii bunu bir de İnfaz Kanunu’nda yapılacak değişiklikle birlikte okumak lazım. Bu İnfaz Kanunu’nda getirilecek değişiklikle artık cezası iki yıldan aşağı olan suçların ertelenmesi kaldırılacak. Yani Adalet Bakanı’nın dediği gibi bir gün hapis cezası bile çektirilecek. Orada kalacaksınız. Bu kanun da o İnfaz Kanunu’nda yapılacak değişiklik kapsamına girecek şimdi. Çıkarılan yasa, 29. madde. Bunun ikisini bir görmek lazım.
Türkiye’de seçime giderken oluyor bunlar bir de. Unutmamak lazım, seçime giden yolda yapılan bir şeydir. Onun için büsbütün vahimdir. Bunun ne kadar, nasıl uygulanacağını göreceğiz tabii. Ama amaç burada insanlara gözdağı vermek tabii, bir caydırıcı etki yaratmak. Çünkü, burada ne yapacak şimdi? Herkes içeri girebilir bu kanunla. Ve İnfaz Kanunu’nda yapılacak değişiklikle birlikte. Yaptığınız, söylediğiniz her şey bir suç teşkil edebilir. Bunu böyle uygulayınca ki böyle uygulanılacağını düşündürecek bir yığın sebep var. Böyle uygulandığında tabii topluma büyük bir gözdağı verilmiş olacak.
Basın bakımından da tabii çok büyük caydırıcı bir etki yaratacak. Yani insanlar haber yapmaktan korkacaklar. İnsanlar bir bilgi alıp yayınlamaktan korkacaklar. Bu, seçime giderken halkın elinden bilgilendirilme hakkını elinden alan bir kanun. Sadece, ifade özgürlüğünü ortadan kaldıran bir kanun değil aynı zamanda bunun bir parçası olan halkın bilgilendirilme hakkını elinden alıyor. Seçimde tabii halk, ancak bildiği kadarıyla değerlendirebilir. Yani, karanlıkta bir seçime gidilecek. Bilmediğini değerlendiremezsin. Bildiğin kadarıyla değerlendirebilirsin.
Burada en önemli şey tabii bu kanun aslında otoriter bir rejimin resmi belgesidir. Rejimin ne olduğunu gösteren resmi bir belgedir. Çünkü ifade özgürlüğü, demokrasiyle çok yakından ilgilidir. İfade özgürlüğünü kaldırırsanız, o rejim demokrasi olmaktan çıkar. Bu işte bunun resmi belgesi olmuştur. Buna mutlaka bir toplumsal tepki göstermek lazım, toplumsal bir itiraz sesi yükseltmek lazım. Sadece muhalefet partilerinin sesi yeterli değildir. Buna çok geniş kitleler, halkın bir tepki göstermesi lazım. Bence bu çok önemli.”
“Öncelikle ‘sosyal medya yasası’ ya da ‘dezenformasyon yasası’ ayrı bir kanun değil. Basın Kanunu’nda değişiklik yoluna gidilerek, uzun zaman alacak ve en geniş toplumsal tartışma sonucunu doğuracak klasik kanun yapma pratiği bypass edilmiş durumda. Aynı yönteme 6112 sayılı Kanunda yapılan değişiklik ile (29A maddesi) tanık olmuştuk. Bu yöntem hukuk ekonomisini amaçlamıyor aksine siyasal ihtiyacın (acilen) karşılanmasını amaçlıyor.
“Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratma saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Failin, suçu gerçek kimliğini gizlemek suretiyle veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkraya göre verilen ceza yarı oranında artırılır.”

Yorumlar (0)
sanalbasin.com üyesidir
Namaz Vakti 05 Aralık 2022
İmsak 06:04
Güneş 07:29
Öğle 12:34
İkindi 15:07
Akşam 17:29
Yatsı 18:49
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Rizespor 15 28
3. Samsunspor 15 27
4. Keçiörengücü 15 26
5. Pendikspor 15 25
6. Bodrumspor 15 25
7. Boluspor 15 25
8. Manisa FK 15 24
9. Bandırmaspor 15 24
10. Sakaryaspor 16 22
11. Altay 15 21
12. Adanaspor 15 18
13. Göztepe 14 18
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 15 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Whatsap İhbar Hattı