Fatin Rüştü Zorlu kimdir? Nerede yaşadı? Neden idam edildi?

1960 askeri darbesinin ardından vefasızca idam edilen Fatin Rüştü Zorlu 6 yıllık siyasi hayatından Türkiye'de az görülen başarılara imza atmış ve Kıbrıs'ın isimsiz kahramanlarından olmuştur.

GÜNDEM 27.05.2021, 13:00
20
Fatin Rüştü Zorlu kimdir? Nerede yaşadı? Neden idam edildi?
Babası II. Abdülhamid devri Mirlivası İbrahim Rüştü Bey olan Fatin Rüştü Zorlu'nın annesi ise Hatice Güzide Hanım’dır
Ailenin en küçük çocukları olarak 20.04.1910 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelmiştir.
 Çocukluk ve gençlik yıllarını Osmanlı Devleti’nin parçalanma sürecinde geçirdi.
Ülkenin savaştan savaşa sürüklendiği bu devirde Zorlu şahsiyeti, devletini ve milletini seven önemli bir “Devlet Adamı” olarak tebarüz etmiştir.
Eğitim hayatı süresince Galatasaray Lisesi’ni bitirmiş, Cenevre’de Hukuk, Paris’te de Siyasal Bilgiler eğitimi almıştı.
İyi derecede İngilizce ve Fransızca bilmesi 1932’de Dışişleri Bakanlığı’na memur olarak girmesi ve hızla yükselmesini sağladı.
Zorlu 30 Ağustos 1934’te Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ilk Dışişleri Bakanı olan Tevfik Rüştü Aras’ın kızı Emel Hanım’la evlendi.
Bir yıllık askerlik görevinin ardından mesleğine Hariciyenin Siyasi Daire’sinde devam etti.
 İkinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle Hatay meselesi ve Montreux Konferansı’na konu olan Boğazlar meselesi nedeniyle 22 Haziran-20 Temmuz 1936’da Montreux’de toplanan milletler arası Konferansa büyükelçilik sekreteri olarak katıldı.
Fatin Rüştü Zorlu, buradaki başarılı çalışmasıyla dikkat çekmiş ve büyük görmüştü.
Montreux’de Türk Heyeti, Boğazlar Komisyonu’nun kaldırılarak, kontrolün Türkiye’ye devredilmesi ve Marmara ve Ege adalarının silahtan arındırılmasını kabul ettirmiştir.
 Öte yandan Zorlu, bir takdirname de yukarıda değinilen ve 26 Ocak-29 Mayıs 1937 tarihleri arasında Cenevre’de gerçekleştirilen Hatay Meselesi görüşmeleri sırasında almıştır.
Zorlu, Menderes tarafından 1954 seçimlerinin hemen ardından Kıbrıs sorunuyla ilgilenmek üzere görevlendirildi ve bu konuda Türkiye'ye büyük katkılar sağladı.
"Bizim Kıbrıs diye bir meselemiz yoktur." diyen dönemin Dışişleri Bakanı Fuad Köprülü'nün aksine Başbakan Yardımcısı Zorlu, Kıbrıs adasının tekrar kazanılması için büyük bir gayret gösterdi.
Kıbrıs konusunu incelemek ve politika belirlemek için bir komisyon kuran Zorlu, Kıbrıs'ın Türkiye ile olan bağlarını ortaya koyan belgeleri bir araya getirerek "Beyaz Kitap"ı hazırladı.
Türkiye'nin Kıbrıs konusundaki haklılığının tüm dünyaya anlatılması için önemli bir kaynak olan kitap, İngilizce ve Fransızca'ya çevrilerek yabancı temsilciliklere dağıtıldı.
Kıbrıs halkına büyük destek veren Zorlu, 1958 yılında Kıbrıs'ın Yunanistan'a bağlanmasını hedefleyen silahlı örgüt EOKA'nın faaliyetlerine karşı Türk Mukavemet Teşkilatının kurulmasında önemli rol oynadı.
Bu mücadele, Londra ve Zürih Anlaşmalarının imzalanması, Türkiye'nin Kıbrıs üzerindeki haklarının hukuki olarak garanti altına alınmasıyla sonuçlandı. Zorlu, Türkiye'yi, Kıbrıs Türk halkının ve yeni kurulacak Kıbrıs devletinin üç garantör devletinden biri olmasını sağladı.
Dönemin Yunan Dışişleri Bakanı Evangelos Averof, 5 Aralık 1958'te Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yapılan Kıbrıs görüşmelerini yıllar sonra 1984 yılında, "Davayı kaybettik, Zorlu kazandı. Kıbrıs'ın bağımsızlığa kavuşturulmasından başka çıkar yol olmadığı üzerinde mutabık kaldık." diye anlatmıştı.
Zorlu'yu Yassıada'ya götüren süreçte muhalifleri onun Kıbrıs mücadelesindeki tavrını negatif propaganda amacıyla kullandı.
Selanik'te "Atatürk'ün evine bomba atıldığını" iddia edilen bir haberin ardından Türkiye'de 6-7 Eylül 1955 olayları yaşandı. Olaylarda, İstanbul'da azınlıklara ait çok sayıda kilise, okul, iş yeri yakıldı, yağmalandı, binlerce azınlık, uzun yıllardır yaşadıkları topraklardan ayrılmak zorunda kaldı.
O dönem kendisine husumet beslediği iddia edilen Demokrat Parti kurucularından Dışişleri Bakanı Fuat Köprülü de 27 Mayıs 1960 darbesinden sadece sekiz gün sonra bir gazeteye verdiği röportajda, 6-7 Eylül olaylarıyla ilgili Fatin Rüştü Zorlu ve Menderes'i suçlayarak, "Bu müessif hadisenin baş tertipçisi ve müsebbibi bizzat Menderes'ti. Kıbrıs'ı fethetmek için bu şekilde bir yol takip etmeyi doğru bulmuştur." ifadelerini kullandı.
Atatürk'ün evinin bombalanması hadisesinin de bir tertip olduğunu ileri süren Köprülü, "Bizzat tertipçisi Menderes'tir. Kendisine bu aklı yine Kıbrıs fatihlerinden Zorlu vermiştir." iddiasında bulundu.
İnanılmaz iddialar sonucu Yassıada'da alelacele 6-7 Eylül olayları davası açıldı.
Fatin Rüştü Zorlu'yu politikalarından dolayı sert bir şekilde eleştiren ve mahkum olmasına neden olan yayınlara imza atan gazetecilerden Orhan Birgit, yıllar sonra bir itirafta bulunarak, "Bugünkü Kıbrıs'ın yaratılışında isimsiz kahraman" değerlendirmesinde bulundu.
Yassıada yargılamalarında, Türkiye'yi temsilen 29 Ağustos 1955'te yapılan Londra Konferansı'na katılan Fatin Rüştü Zorlu'nun, Adnan Menderes'e gönderdiği "Kıbrıs konusunda hükümetin elinin güçlenmesi için gerekli tedbirlerin alınmasını talep ettiği" telgraf, "6-7 Eylül olaylarının hükümet tarafından tertip edildiği" iddialarına dayanak gösterildi ancak yargılamalar sırasında bahsi geçen telgraf bir türlü bulunamadı.
Zorlu duruşmalarda bu telgrafı yalanlamadı, tedbirlerden kastının diplomatik önlemler olduğunun özellikle altını çizdi ancak mahkeme heyetini ikna edemedi.
Yaklaşık üç ay süren ve 5 Ocak 1961'de sona eren davada, Adnan Menderes ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu 6'şar yıl hapse mahkum edildi.
Yassıada'daki diğer 19 davayla birleştirilince Zorlu ve Menderes, Celal Bayar, Refik Koraltan, Hasan Polatkan, Agah Erozan, Ahmet Hamdi Sancar, Bahadır Dülger, Baha Akşit, İbrahim Kirazoğlu, Nusret Kirişçioğlu, Zeki Erataman, Osman Kavrakoğlu, Rüştü Erdelhun ve Emin Kalafat ile idam cezasına çarptırıldı.
İdam kararı bu isimlerden sadece Menderes, Zorlu ve Polatkan için uygulandı.
Polatkan ile Zorlu 16 Eylül 1961'de, Menderes ise 17 Eylül 1961'de idam edildi. 

Yorumlar (0)
sanalbasin.com üyesidir
Namaz Vakti 07 Şubat 2023
İmsak 06:08
Güneş 07:29
Öğle 12:58
İkindi 15:51
Akşam 18:16
Yatsı 19:32
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 22 54
2. Fenerbahçe 21 45
3. Başakşehir 21 40
4. Beşiktaş 21 39
5. A.Demirspor 21 38
6. Trabzonspor 22 38
7. Kayserispor 21 32
8. Konyaspor 21 27
9. Karagümrük 21 26
10. Gaziantep FK 22 25
11. Alanyaspor 22 25
12. Sivasspor 22 24
13. Antalyaspor 21 24
14. Hatayspor 21 23
15. Ankaragücü 21 22
16. Kasımpaşa 22 22
17. Giresunspor 21 21
18. İstanbulspor 22 21
19. Ümraniye 21 14
Takımlar O P
1. Samsunspor 22 42
2. Eyüpspor 21 41
3. Bodrumspor 21 38
4. Pendikspor 22 37
5. Rizespor 21 37
6. Keçiörengücü 22 37
7. Sakaryaspor 22 37
8. Bandırmaspor 21 34
9. Boluspor 22 34
10. Manisa FK 21 30
11. Göztepe 22 30
12. Adanaspor 22 25
13. Tuzlaspor 22 22
14. Altay 22 19
15. Erzurumspor 22 18
16. Altınordu 21 17
17. Gençlerbirliği 22 16
18. Denizlispor 22 16
19. Yeni Malatyaspor 22 17
Takımlar O P
1. Arsenal 20 50
2. M.City 21 45
3. M. United 21 42
4. Newcastle 21 40
5. Tottenham 22 39
6. Brighton 20 34
7. Brentford 21 33
8. Fulham 22 32
9. Chelsea 21 30
10. Liverpool 20 29
11. Aston Villa 21 28
12. Crystal Palace 21 24
13. Nottingham Forest 21 24
14. Leicester City 21 21
15. Wolves 21 20
16. West Ham United 21 19
17. Leeds United 20 18
18. Everton 21 18
19. Bournemouth 21 17
20. Southampton 21 15
Takımlar O P
1. Barcelona 20 53
2. Real Madrid 20 45
3. Real Sociedad 20 39
4. Atletico Madrid 20 35
5. Rayo Vallecano 20 32
6. Villarreal 20 31
7. Real Betis 20 31
8. Athletic Bilbao 20 29
9. Osasuna 20 29
10. Mallorca 20 28
11. Girona 20 24
12. Celta Vigo 20 23
13. Real Valladolid 20 23
14. Almeria 20 22
15. Espanyol 20 21
16. Sevilla 20 21
17. Valencia 20 20
18. Cadiz 20 19
19. Getafe 20 18
20. Elche 20 9
Whatsap İhbar Hattı