Gezeravcı sonrası Türkiye’de gündem değişti! Uzay Hukuku

Türkiye’nin ilk uzay astronotu Alper Gezeravcı sonrası Türkiye’de gündem uzayken Milli Gazete yazarı Mahmut Toptaş “Uzayda Namaz ve Uzay Hukuku” başlıklı oldukça ilgi çekici bir makale yazdı.

GÜNDEM 22.01.2024, 14:05
1
Gezeravcı sonrası Türkiye’de gündem değişti! Uzay Hukuku
Türkiye’nin ilk uzay astronotu Alper Gezeravcı, üç yabancı astronotun da içinde olduğu SpaceX’e ait Falcon 9 roketiyle NASA’nın Florida’daki Kennedy Uzay Üssü’nden 19 Ocak 2024’te Türkiye saatiyle 00.49’da fırlatıldı.
Alper Gezeravcı’nın Türkiye’nin ilk uzay astronotu olmasıyla Uluslararası Uzay İstasyonuna varışına kadar geçen süre içerisinde Türkiye’nin en başta gelen gündem maddelerinden biri de uzay olurken Milli Gazete yazarı Mahmut Toptaş da bu konuda merak edilenleri “Uzayda Namaz ve Uzay Hukuku” başlıklı yazısıyla kaleme aldı.
İşte Mahmut Toptaş’ın yazısı:
Türkiye’nin ilk uzay astronotu Alper Gezeravcı’nın üç yabancı astronotun da içinde olduğu SpaceX’e ait Falcon 9 roketi, NASA’nın Florida’daki Kennedy Uzay Üssü’nden 19 Ocak 2024’te Türkiye saatiyle 00.49’da fırlatılması üzerine 26 Ocak 2012’de yayınlanan makalemi biraz ilave ile yeniden yayınlıyorum:
“Namazın şartları sayılırken hadesten taharet, necasetten taharet, setru avret dedikten sonra dördüncü sırada “istikbalü kıble” der ve bu dünyada kendini put yerine koyup, bizi kendine ve aklının salgıladığına uymaya zorlayanlara dönmeden, onlara boyun eğmeden biz, kanımızı, tenimizi, kalbimizi, kalıbımızı yaratan, yaşatan ve yöneten Allah’a döner, O’na boyun eğer, O’nun büyüklüğüyle büyümeye çalışırız.
Kara kalpli Nemrud'u gören İbrahim aleyhisselam,
“Şüphesiz ben, hiçbir puta tapmadan, yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim ve ben müşriklerden değilim” buyurur. (K. Kerim En'am Sûresi, ayet 6/79) buyurur. Biz de Nemrut gibilerin yolunda yürüyenleri gördükçe, kara kalpliliğin ne olduğunu bilerek; herkese rahmet nazarıyla bakabilecek temiz, aydınlık bir gönle sahip olmak için Rabbimizin:
“… Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Her nerede olursanız yüzünüzü onun tarafına çeviriniz…” (K. Kerim Bakara Sûresi, ayet 2/144) ayetine uyarak günde beş defa Kâbe’ye yönelmekteyiz.
Biz, Kâbe’ye dönerken aslında Rabbimizin emrini yerine getiriyoruz.
Yoksa bazılarının yazdığı ve söylediği gibi Kâbe’ye tapınmıyoruz.
Hz. Ömer'in:
"… Ben biliyorum ki sen bir taşsın. Fayda veya zarar veremezsin.
Allah’ın Rasülü’nü seni öperken görmeseydim, seni öpmezdim’ dediği ve öptüğü…” gibi biz Kâbe’ye tapmıyoruz, yalnız ve yalnız Allah’a kulluk yapıyoruz. (Buhari, Sahih, K. Hac, bab 57)
Medine’ye hicretten önce Kudüs'e dönüyorduk, Rabbimizden emir geldi, Kâbe'ye döndük.
Yoksa "Doğu da onundur, batı da." (K.Kerim Bakara Sûresi, ayet 2/115)
Mekke'de bulunanlar Kâbe'ye yönelirler.
Mekke dışında bulunanlar ise Kâbe tarafına yönelirler.
Kâbe’nin altı, yeryüzünün merkezine kadar kıbledir.
Kâbe’nin üstü, yedi kat gökyüzünün ötesine kadar kıble olduğundan, Müslümanlar, rüku ve secdelerinde yere baktığı halde kıbleden ayrılmamış olurlar.
Kâbe’nin yanı başına bin metrelik kuyu kazılsa, oradan kanallar açılsa ve oralarda çalışanlar namaz kılarken Kâbe’ye dönmek için sırt üstü yatmadan, Kâbe’nin altının dünyanın merkezine kadar kıble olduğunu bildiklerinden aşağı çizgiye doğru dönerler.
Kâbe’nin kenarında bin katlı binadan kıbleye dönmek için yüzüstü yatmalarına gerek yok, arşı a’laya kadar çıkan çizgiye dönerler.
Uzayda yol alanlarla veya uzay istasyonunda namaz kılanlar dünyayı esas alarak onun dikine çıkan çizgisine dönerler.
Bu yolculukta uçakta kıldığımız namaz gibi iftitah tekbirini kıbleye dönerek alırız sonra uçak ne tarafa dönerse namazımızı kılmaya devam ederiz.
Bu tür hesapları yapamaz durumda olursak, yine fıkıh kitaplarında gece karanlığında yön belirleyemeyen insan ne tarafa dönerse namazı sahih olur” fetvası geçerlidir.
Alın bu fetvayı uzaya uygulayınız.
Fıkıh kitaplarımızdaki bu ifade, çağımızda yeni ele alınan uzay hukukuna da ışık tutar.
Dünya’mız, Güneş’in etrafında dönse de Güneş, Dünya’mızdan 1.300.000 (bir milyon üç yüz bin) kat büyük olsa da o bir yıldızdır. Işık ve ısı kaynağıdır.Dünya ise içinde insan taşımaktadır.
Rabbimizin haberine göre Dünya’mızın, gökyüzünde olan yıldızların tamamı bizim için yaratılmıştır.
Meleklerin, mü’minlere rahmet için semadan indiği yerdir bu dünya.
Onun için kâinatın/evrenin merkezi dünyamızdır.
Ve uzay hukuku düzenlenirken uzay bilginleri, fizikçiler, matematikçiler, merkez olarak dünyayı, dünyadan da Kâbe’yi merkez alarak, ülkelerin uzay sınırlarını da belirleyebilirler.
Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz, “Ey insanlar” buyururken muhatap bütün insanlıktır.
Fıkhımıza göre camiler, dünyadaki tüm Müslümanların ortak malıdır.
Camilerimizin adı Kur’an ve sünnette “mescid”dir.
Yani Allah’a secde eden herkesin ortak malıdır.
Devletin, Diyanet’in veya imamın malı değildir.
Bütün peygamberlerin kurduğu şehirlerde merkeze mescid/ cami koyulur.
Medine’deki Mescid-i Nebevi örneğinde olduğu gibi.
İmam, Allah’ın temsilcisi değil, bütün Müslümanlar, bilgileri oranında Allah’ın dininin tebliğcisi, açıklayıcısı ve nasıl yaşanacağının örnek insanıdır.

Yorumlar (0)
sanalbasin.com üyesidir
18
açık
Namaz Vakti 21 Şubat 2024
İmsak 05:55
Güneş 07:14
Öğle 12:57
İkindi 16:02
Akşam 18:31
Yatsı 19:45
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Whatsap İhbar Hattı