Güle sevdalı bir başkan ‘Adnan Demirtürk‘

Güle sevdalı bir başkan ‘Adnan Demirtürk‘

GÜNDEM 15.05.2024, 14:25
3
Güle sevdalı bir başkan ‘Adnan Demirtürk‘
‘Bir milletin asıl gücü tankı topu tüfeği değil inançlı ve imanlı evlatlarıdır’ sözüyle bir çığır açan Milli Görüş Lideri Prof.Dr.Necmettin Erbakan, 1975 yılında Türkiye’de imanlı ve şuurlu bir nesil yetişmesine öncülük yaparak Milli Gençlik Vakfı’nı kurdu. Erbakan Hocamız tarafından MGV’nin genel başkanlığı 1997 yılında şehit başkan Adnan Demirtürk’e teslim edildi. Adnan Demirtürk ile birlikte Türkiye genelinde hızlı bir aksiyon sürecine giren MGV, il ilçe ve beldelerde milyonlarca gence sevgi ve  kardeşliğin mesajını ulaştırdı. 
28 Şubat sürecinin baskı ve zulüm ortamında bir çok sıkıntıya göğüs gererek, ulvi davayı daha çok gence ulaştırmanın derdini taşıyan Demirtürk, henüz 34 yaşında elim bir trafik kazasında şehit oldu. Demirtürk’ün vefatının üzerinden çok geçmeden Milli Gençlik Vakfı kapatıldı ve mal varlıklarına el konuldu. Türlü engellemelere ve haksızlıklara rağmen onurlu yürüyüşünden taviz vermeyen Milli Gençlik, Anadolu Gençlik Derneği adıyla yeniden toparlanarak, bütün insanlığın saadeti için gözetilen hedeflerine ulaşmak için günümüzde de canla başla mücadeleye devam ediyor.
Sevenlerinin ‘Güle Sevdalı Başkan’ olarak isimlendirdiği merhum Adnan Demirtürk 1965 yılında Trabzon Vakfıkebir‘de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Vakfıkebir‘de yaptı. 1980 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi‘ne girdi. 1984 yılında mezun oldu.
Öğrencilik yıllarından itibaren pekçok ilim, fikir ve siyaset adamından ders aldı. Okumak ve öğrenmeye  büyük ilgisi vardı. Arapça ve İngilizce‘yi çok iyi biliyordu. Din ilimlerine bir uzman derecesinde vakıftı. Vakfıkebir‘de Refah Partisi İlçe Başkanlığı, Trabzon‘da gençliğe yönelik çalışmalar yaptı.
Adnan Demirtürk, 6 Eylül 1997‘de yapılan Milli Gençlik Vakfı genel kongresinde delegelerin tamamının oyuyla "Genel Başkan" seçildi.
Milli Gençlik Vakfı 23 yıllık hizmet hayatında bir "genel merkez" binasına sahip olamamış, kiralık
dairelerde hizmetleri sürdürmüştü.
Adnan beyin en büyük hedeflerinden biri de, vakfa bir "Genel Merkez Hizmet Binası" kazandırmaktı. Daha ilk günden itibaren bu problemi çözmeye karar vermişti.
Bir çalışma planı yaptı ve işe koyuldu. Toplantılar, ziyaretler, kendini parçalarcasına yapılan çalışmalar sonuç veriyor ve MGV  bir "genel merkez" hizmet binasına kavuşuyordu. Hem de Hacı Bayram Veli Hazretlerine yakın bir mekâna. Ulus‘taki Hükümet Caddesi‘nde...
23 Nisan 1999 günü bu büyük olayın açılışı yapılıyordu. Coşkulu bir törenle... Mehter asaletiyle
söylenen gür sesli ve günün anlamına uygun bir müzik eşliğinde...
"Türkiyem sevdam benim
Türkiyem aşkım benim
Türkiyem canım benim
Sevdamızsın Türkiye"
Vefatından 22 gün önce gerçekleşen bu açılışın bitiminde, Adnan Demirtürk illerden gelen kadrolarını  topluyor, yaptıklarını yeterli görmeyen ve başarıya doymayan karakterini şu sözlerle ortaya koyuyordu."-Benim için bu bina bugünden eskimiştir. Bu güzel ülke daha iyi ve mükemmel hizmetlere lâyıktır!"
20 aya yaklaşan genel başkanlığı döneminde 55 ili dolaşan ‘Efsane Başkan’, 15 Mayıs 1999 günü, üç kader arkadaşı ile birlikte Samsun‘a gelerek ,  "Bölge Sorumluları ve Şube Başkanları Toplantısı"na başkanlık etti.
Toplantı bitiminde Ankara‘ya doğru hareket eden Adnan Demirtürk ve üç arkadaşı, Musa Sertkaya‘nın kullandığı araba ile Havza yakınlarında bir yolcu otobüsüyle çarpıştılar.
Şoförleri Musa Sertkaya‘nın ağır yaralandığı kazada Adnan Demirtürk, Talha Özcan Eyüboğlu ve Ahmet Zahit Turan Hakk‘a yürüdüler. Üçü de hayatlarının baharında, üçü de Vakfıkebirli ve baba tarafından "yetim" olan bu üç adanmış genç Hakkın rahmetine kavuştular.. Her birine Allah‘tan rahmet diliyoruz.
* Ne kadar başarılı olsak, başımız öne eğiliyor. Çünkü işin sahibi Allah‘tır.
* Hizmet ve çalışmayı terk eden, dedi-kodu ile meşgul olur.
* Bize verilen her görevin bir "emanet" olduğunu bilmeliyiz.
* Sevginin her zaman galip geleceğinin idrakinde olmalıyız.
* Lügatimizde kin, nefret, haset, düşmanlık ve husumete yer yoktur.
* Yıkmak için değil, yapmak için varız.
* Ucuz kahramanlık gösterilerine, işportaya düşmüş slogancılığa, serkeşliğe, havailiğe iltifat etmeyiniz.
* Yaptıklarımızı şan, şöhret, ikbal için değil, bir gün kendisine döneceğimiz alemlerin Rabbı‘nın rızasını kazanmak için yapmalıyız.
* Kim Allah‘a güvenirse, Allah O‘na yeter.
* Şükür, Allah‘ın verdiği nimetleri, gene O‘nun yolunda kullanmaktır.
* Hiçbir kemalât nefisten çıkmaz. Sadakat ve itaati nispetinde insana verilir.
* İyilikleri istiyorsak, önce kendimiz iyi olacak, kendimiz değişeceğiz.
* Zorluğu gösterip korkutmamalı, kolaylığı gösterip rehber olmalıyız.
* Her nimetin şükrü kendi cinsindendir. Hidayet nimetinin şükrü ise hizmettir.
* Biz bildiklerimizi yapalım. Allah bizim önümüzü açacaktır.
* Dâvâmızın hayranı değil, bağlısı olmalıyız.
* Geriye dönüş yok... Her zaman terakki var... Yılmaz, yorulmaz, yıkılmaz bir gayretle çalışalım.
* Az topluluğun kıymetini bilelim. "Nice az topluluklar, çok topluluklara üstün gelmiştir.
* Saatlerinizi zafere ayarlayın.
* İş sizden korksun, siz işten değil.
* Allah‘a kilitlenen insana virüs bulaşmaz.
* Allah rızası için çalışmak herkese nasip olmaz.
* İdeal görevlinin sözleri: Derhal, hemen, başüstüne, emredersiniz.
‘Adnan Demirtürk kardeşimiz, gençlerimize örnek olacak bir yaşam sürdü.
Şuurun en güzelini gösterdi. Davasına olan bağlılığı ile her zaman ön plana çıktı.
Ne mutlu O‘na! İnşallah Rabbimiz kendisine şehit muamelesi yapar..."
Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN
Gerçekten müstesna bir insandı. Hep şehadeti konuşur, hep şehadeti özlerdi. O öyle konuşurken benim de hep şu ayet kulağımın zarını inletirdi: "İnananların içinde öyleleri vardır ki, kimisi nöbetini savdı, imtihanı kazandı, gitti. Kimisi de sırasını bekler." Biz kendimiz nöbetimizi savacağımızı beklerken, nöbetini bekleyenler bizim önümüze geçti. Çok değerli Adnan kardeşim ve arkadaşları... Kendilerini gerçekten ülkemizin insanına, gençliğe adamışlardı.
Şevket Kazan (Adalet eski Bakanı)
Ağır bir yükün altındaydı. Millet menfaatleri için çalışanların yolunun kesildiği, çıkarı için çalışmaların ödüllendirildiği bir dönemdi. MGV‘nin başına geçti.
Çok değerli çalışmalar yaptı. Benim halefimdi. Gözüm arkada kalmadı. Gençlerimizin onun azimli çalı
şmalarını örnek almasını diliyorum. Örnek bir insandı.
Nevzat Laleli
(MGV Şeref Başkanı)
6 Eylül 1997‘den itibaren 20 ay genel başkanlığımızı yürüten Adnan Demirtürk‘ü hayır ve rahmetle anıyorum. Bu 20 ayda vakfımız başarı noktasında yükselişe geçmiştir.
Kendisi büyük bir edep timsali idi. Biz 20. yüzyılda "Edep bir tâç imiş" diye söylerdik ama, yaşayanını da gördük Elhamdülillah!..
Yılmaz Bölükbaşı
(MGV eski Genel Başkanı)
Her yaştaki insana aynı derecede saygı duyardı. Evini ziyaret ettiğimizde karşımızda ellerini dizlerinin üzerine koyarak otururdu. Ben bundan rahatsız olurdum.
Bu konuda kardeşim Ayşe Demirtürk‘e serzenişte bulununca ondan şu cevabı almıştım: "O benim yanımda da aynı şekilde oturur."
Veysel Topçu
(Adnan Demirtürk‘ün kayınbiraderi)
Merhum devamlı çalışırlardı. Ya okur, ya düşünür, ya da yazarlardı.
Teşkilâtta ve evde çalışırlar ve çok da yorulurlardı.
Bir kere kendilerine şöyle demiştim: "Çok çalışıyorsunuz bir hafta da tatil yapsanız, insanlar genelde öyle yapıyorlar." Cevap olarak şunu demişlerdi: "Yapacağımız daha çok çalışmalarımız var, bizim gündemimizde tatil yok." Bazen programlarımız vesilesiyle çalışma merkezlerine giderdim. Ve oralarda güzelliklerle karşılaşırdık. Çalışma düzeni görevlendirmeleri ve ekip olarak çalışmaları ekip ruhu, sevk ve idaresi örnek alınacak durumlarla doluydu.
Ayşe Demirtürk
(Adnan Demirtürk‘ün eşi)
Şehadetinden 2 saat önce son konuşması
mililgazete.com.tr (ÖZELHABER)

Yorumlar (0)
sanalbasin.com üyesidir
18
açık
Namaz Vakti 25 Mayıs 2024
İmsak 03:37
Güneş 05:17
Öğle 12:41
İkindi 16:31
Akşam 19:55
Yatsı 21:27
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Whatsap İhbar Hattı