'insan içine çıkamazlar' demişti! Davutoğlu o isimleri tek tek saydı

Davutoğlu, "1 Kasım 2015 seçimlerine giden süreçte terörle mücadele defterleri açılırsa birçok kişi, insan önüne çıkamaz" dediği isimleri bir bir sayarak ifşa etti.

GÜNDEM 13.05.2022, 18:40 13.05.2022, 20:04
3
'insan içine çıkamazlar' demişti! Davutoğlu o isimleri tek tek saydı

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, başbakanlık ve dışişleri bakanlığı yaptığı AK Parti iktidarıyla yollarını ayırmadan önce kendisine parti içinde 'darbe yapıldığı'nı iddia etti.
"Başbakanlık gibi makamlar bazen devlet menfaati gerektiğinde her şeyi içinize atmanızı gerektiren makamlardır" açıklamasında bulunan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin büyük bir krize girmemesi için bu durumu sert bir şekilde kamuoyunu sarsacak ifadeler kullanarak duyurmadığını ifade etmesinin ardından  "1 Kasım seçimine giderken sert bir mücadeleye girmemek hataydı" diyerek pişmanlığını dile getirdi. 
Daha önce sarf ettiği "1 Kasım 2015 seçimlerine giden süreçte terörle mücadele defterleri açılırsa birçok insan, insan önüne çıkamaz" sözlerine de açıklık getiren Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, bu kişileri "Erdoğan, Binali Yıldırım, Süleyman Soylu ve Berat Albayrak" olarak sıraladı. 
Euronews Türkçe'den Dilek Gül'ün sorularını yanıtlayan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'nun açıklamalarından bazıları şöyle:  
Partinize 'Gelecek' adını verdiniz. Fakat geçmişiniz sıkça karşınıza çıkıyor. Biz de geleceği konuşmadan önce geçmişi soralım: Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık yaptığınız AK Partili yıllarınızdan, en büyük pişmanlığınız nedir?

AK Parti'nin tek başına iktidarı kaybettiği 7 Haziran seçimleri sonrası 1 Kasım 2015 Kasım'ında seçimlerin tekrar edilmesine kadarki süreçte başbakandınız ve muhalefete geçtikten sonra o döneme ilişkin 'Terörle mücadele defterleri açılırsa birçok insan, insan önüne çıkamaz' demiştiniz. İnsan önüne çıkamayacaklar kimler? Neden açmadınız o defterleri?

6’lı masada Cumhurbaşkanlığı için hiç isim konuştunuz mu? İsim değerlendirdiniz mi?

HDP, neden altılı masada yer almadı?

"Ben o günlerde Başbakanlıktan ayrılırken Sayın Erdoğan ve ekibiyle çok derin ihtilaflar yaşadım. Onlar da bana parti içinde bir darbe yaptılar. O sırada çıkıp onlara sert bir şekilde ve bütün kamuoyunu sarsacak ifadeler kullanmış olsaydım Türkiye büyük bir krize girecekti. Başbakanlık gibi makamlar bazen devlet menfaati gerektiğinde her şeyi içinize atmanızı gerektiren makamlardır. Ama ben o zaman da sonra da söylenmesi gerekenleri söyledim ve söylemeye de devam ediyorum. Söylememiş olsaydım şu anda iktidarın bir yerinde, bir kurulda, adı sanlı şanlı kurullarda keyfime bakan bir tutumda olurdum.
Benim o dönem pişmanlığım sadece 12 Eylül 2015 olağan kongresinde bir liste ihtilafı çıkartıldığında ki bunların hepsi benim arkadaşım, o listeleri kabullenmiştim. Demek ki benim arkadaşlarım daha doğrusu refiklerim değillermiş. O kongredeki MKYK üyeleri benim aleyhime imza topladılar. Bana ihtilaf ederler, tartışırız, farklı görüşler olur ve karşımda imza toplarlar. Hayır, öyle bir durum da yok. İmza topladıklarında bunlardan hiç birisi benim karşıma geçip tek kelime eleştiri getirmiş değil. O yüzden darbe. Ve onların çoğu daha sonra gelip benden özür diledi, hâlâ benimle karşılaştıklarında mahcup bir şekilde; ‘Bozulma o gün başladı, siz gittiğiniz gün biz bozulmaya başladık’ diyenler var. Yani eğer ben Türkiye terörle mücadele içindeyken, o hafta 32 şehidimiz defnedilirken ve ben bununla uğraşırken, Sayın Erdoğan benim arkamdan Binali Bey ile birlikte imzalar topluyorlardı. Yüreğimi kahreden Van’da bir şehidi uğurlarken, ağlamama ramak kaldığım konuşmam o günlerin konuşması. Hata neydi? Hem vatan, millet işlerine koşmalıydım hem de partim içinde bütün bu konulara da el atmalıydım. Ben devletin ve milletin menfaatlerini partideki konumumdan daha öne aldım ve bunun peşinden koştum. Zannettim ki, partide listeye koyduğum o arkadaşlar partiyi koruyacaklar. Hata o gün o MKYK listesini kabul etmek ve gerekiyorsa sert bir mücadeleye girmemekti. Ben tam da 1 Kasım seçimine giderken bu mücadeleye girmedim, bu bir hataydı. Ama halkımın şunu bilmesini isterim, genel başkanlık yaptığı kendi partisinde ilkesel olarak her türlü mücadeleyi verip ülkeye zarar vermeden ayrıldıktan sonra, ağır baskılar altında yeni bir siyasi mücadeleye girmiş ikinci bir siyasi lider yoktur. Dolayısıyla benim o zaman susmuş olmam ki aslında susmadım da o zamanlar çok şey söyledim ama bunu bir krize dönüştürmediysem öfkemi yenerek bu milleti düşünmem gerektiğindendir. Daha sonra sert bir şekilde konuşmaya başlamam da işlerin düzelmemesinden, bunu bir vatan görevi olarak yapıyorum.
Ben bu dosyaları açtığım için buradayım. O dönemde bu terörü başlatan ve tırmandıran bir kaos üreten çevreler vardı. Bunun içinde PKK terörü de var, FETÖ’cüler var. Başbakansınız ve bir mücadele yürütüyorsunuz PKK çıkmış silahlı mücadele çağrısı yapmış ki bugün barış diyen isimler de o gün barikatlar, hendekleri savunuyor. Ve o hendekler, barikatlar benden önce kuruldu, ben birer birer yıktım. Diğer tarafta devletin içinde FETÖ unsurları var, onlar da kaosun peşinde. Öbür tarafta bu kaosu yenmek için sizinle beraber çalışması gereken insanlar… İşte insan önüne çıkamaz dediğim insanlar onlar. Yani Cumhurbaşkanı olarak Sayın Erdoğan, AK Parti içinde daha sonra bana karşı harekete geçen Binali Yıldırım, Süleyman Soylu, Berat Albayrak ve diğerleri… Terörle mücadelede başbakanlarının yanında yer almak yerine Ankara Beştepe’de karargâh kurup benim partide zayıflamam ve 1 Kasım seçimlerine giderken AK Parti’yi ele geçirme teşebbüsü içindeydiler. Bugün terörle mücadele kahramanlığı yapıyorlar ama düşünün 7 Haziran ile 1 Kasım seçimleri arasında bakın bakalım Sayın Erdoğan’ın bir tane Doğu ve Güneydoğu gezisi var mı? Bakın bakalım Binali Yıldırım’ın başbakanımızın yanındayız, terörle mücadelenin karşısındayız demiş mi? Bakın bakalım şimdi kahramanlık taslayan Süleyman Soylu o günlerde bizim yanımızda mı durmuş yoksa teşkilat içinde bana karşı harekete mi geçmiş? Şimdi bunlar utanılacak şeyler değil mi?
Ülkenin başbakanı alanda terörle mücadele içindeyken, ülkenin Cumhurbaşkanı kongreye giden parti için Ankara’ya oturmuş, karargâh kurmuş… Kazakistan’a gidecekti, gitmedi Sayın Erdoğan. Sırf o kongrede benim aleyhime imza toplamak için… Binali Yıldırım, büyük bir özlemle peşinde koştuğu başbakanlığa hiçbir seçim kazanmadan gelebilmek için tek tek il başkanlarını aradı. Ve il başkanları beni aradılar, efendim mücadeleye girelim mi diye. O il başkanları şimdi benim yanımda, partide. Bunlar az suç mu? Ben canımı dişime koymuşum, onlar Ankara’da karargâh kurmuşlar, beni devirmeye çalışıyorlar.
Altılı masada hiç isim konuşmadık. Hiç konuşulmadı, yorum da yapılmadı. Cumhurbaşkanlığı çok onurlu ve barındırdığı güç bakımından çok dikkate alınması gereken bir makam. Türkiye, maalesef bir tek kişinin diline kadar indirgenmiş karar mekanizmasına dönüştürüldü. O nedenle alacağımız ilk tedbir, kim seçilirse seçilsin tek başına karar alamayacağı bir sistemi kurmak.
CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun adı geçtiğinde adaylık için sizin sıcak bakmadığınız gündeme geliyor. Bu tür kulis yazıları yazılıyor. Bu iddialar doğru mu? Kılıçdaroğlu adayım derse 6’lı masada ne dersiniz? İtirazınız olur mu?
Benim şahsi olarak herhangi bir ismi desteklediğim ya da karşı olduğuma dair hiçbir beyanım olmadı. Buna Sayın Kılıçdaroğlu da dahil. Dediğim gibi de karşı olmayı da nezakete uygun görmem. Bunu altılı masada konuşacağız. Türkiye’nin ihtiyacı olan profili 24 Nisan toplantısından ortaya koyduk. Önyargısız olarak konuşmaya hazırım. Ama anket manipülasyonları ile birtakım kampanyalarla birilerini öne çıkarma düşüncesi olursa bizim tek şey Türkiye’nin menfaatleri ve o kritik süreci Türkiye’de en kazasız şekilde atlatmak. Önemli olan Türkiye’yi o kritik süreçte yönetebilmesi.
Zaten HDP ayrı bir yol seçmişti. Bu konu aramızda da tartışılmadı, HDP gelsin veya gelmesin. Doğal bir seyir ile bu altılı masa teşekkül etti. İkili ziyaretler, yoğun temaslar… O sırada HDP zaten bir başka ittifakı kurmuştu. Altılı masada sanki gizlilik var gibi görülmesini de doğru bulmuyorum, şeffaflık var. Biz HDP ile ilgili tutumumuzu da en başından parti olarak söyledik. Kendileriyle her türlü diyaloğa açığız, bu ayrı iş birliği ayrı bir şey."

Yorumlar (0)
22
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 16 Mayıs 2022
İmsak 03:47
Güneş 05:23
Öğle 12:40
İkindi 16:29
Akşam 19:47
Yatsı 21:16
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 36 52
10. Kasımpaşa 37 50
11. Hatayspor 37 50
12. Sivasspor 36 48
13. Galatasaray 36 48
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 36 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 36 86
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 36 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Crystal Palace 36 45
13. Aston Villa 36 44
14. Newcastle 36 43
15. Southampton 36 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31
Whatsap İhbar Hattı