Orhan Bursalı'dan yüksek maaş tepkisi... Gidiyorlar da onun için

Cumhuriyet gazetesi yazarı Orhan Bursalı bugünkü yazısında bürokrasideki çift maaşı değerlendirdi. Bursalı, yüksek maaşların ve harcamaların sebebini iktidarın gitmesine bağladı.

GÜNDEM 19.07.2021, 13:00
24
Orhan Bursalı'dan yüksek maaş tepkisi... Gidiyorlar da onun için
Cumhuriyet gazetesi yazarı Orhan Bursalı, bu kadar büyük maaşlar ve harcamaların iktidarın gidici olmasıyla paralellik gösterdiğini öne sürdü. Bursalı, "Yarın seçim olsa kaybetme olasılıklarının yüksek olduğunu görüyorlar." dedi. 
Orhan Bursalı, "Acaba diyorum, milleti, ekonomik krizi, yoksulluğu, işsizliği zerre umursamadan, son zamanlarda AKP’li bürokratlara, siyasilere, beş maaşa kadar çıkan para dağıtmaların, AKP siyasilerinin şirketlerin tepelerine çöktürülmelerinin, iktidarı kaybetmeden önceki ruh haliyle ilgisi olabilir mi?" diye yazdı.
Orhan Bursalı'nın bugünkü "Bu kadar büyük maaşlar ve harcamalar gidicilikleriyle ilişkili mi?" başlıklı yazısı şu şekilde:
"Cumhurbaşkanı yine 2013 Gezi protestolarını-gösterilerini gündeme getirdi. Bunu bir yapsa dinler geçersin, ama iki değil, üç değil, beş değil... Her aklına düştükçe Gezi, dış düşman, komplolar üzerinde duruyor.
İktidar hayatının en önemli olayı Gezi... FETÖ’nün kendisini yıkma girişimlerinde bile kendine olan güveni sanki bu kadar sarsılmamıştı! Gezi, o zamanki Başbakan’ın psikolojisini çok bozdu. Nedeni ne diye düşündükçe, aklıma milletle ilk kez, bu kadar geniş protesto ile karşı karşıya kalışına bağlıyorum.
Fakat Gezi’yi ülke çapında büyük bir iktidarı protesto kampanyasına dönüştüren de kendisi. O dönemde hükümet üyeleri olsun, Cumhurbaşkanı Gül olsun, hemen neredeyse hepsi Gezi olayını hemen gündemden çıkarmak için girişimlerde bulunmuş, sonuçta uzlaşmayı reddederek tüm ülkeyi Gezi’ye dönüştürmüştü.
Acaba diye düşünüyorum, Gezi konusunu ikide bir gündeme getirmesi, o zaman yaşadığı psikolojik travmanın derinliğini mi gösteriyor?
YA KONTROL EDEMEZSEM?Saray’ın korkusu, kendiliğinden halk hareketinin kontrol edemeyeceği bir noktaya gelmesi. Gezi’den sonra, anayasal gösteri, yürüyüş, protesto haklarını baskılamaya ve askıya almaya yöneldi. İfade özgürlüğüne engellemeler ve yargılamalar bin kat arttı. Emniyet vb. bin kat güçlendirildi.
Bu konuyu açmamın nedeni, iktidarı kaybetme endişesini içten içe yaşıyor olmaları, hele son zamanlarda.. Ama Gezi, iktidarı kaybetmeleri için bir sonuç üretmedi, üretemezdi zaten. AKP’nin en güçlü olduğu zamanlardı, para vardı, milletin önemli bir kesimi pek çok açıdan bugünkü gibi sefil bir duruma düşürülmemişti. 2015 ve 2018 seçimleri de AKP ve liderinden milletin hâlâ beklenti içinde olduklarını göstermişti. 2015 tekrarlanan kasım seçimleri ise sokak şiddetinin, ülke çapında terör olaylarının iktidara destekle sonuçlanmasını da kayda geçirelim.
Şimdi yeni bir döneme, seçim dönemine girdik. Kaybetme korkusunu fiilen yaşamaya başladık.
‘İKTİDARI ALIRLARSA, OLMAZ YA...’İki - üç kez, iktidarı Millet İttifakı’nın alma olasılığını ilk kez son bir ay içinde gündeme getirdiler. İlki “İktidarı alırlarsa, olmaz ya...” diye dillendirildi. En son bizzat kendisi tarafından bu endişe, “Bunlar iktidara gelirlerse uçakları satacaklarını söylüyorlar...” olarak söze döküldü. Bugüne kadar iktidarı kaybedebilecekleri akıllarının ucundan bile geçmezdi. Lafını bile etmezlerdi. Ama yarın seçim olsa kaybetme olasılıklarının yüksek olduğunu görüyorlar.
Acaba diyorum, milleti, ekonomik krizi, yoksulluğu, işsizliği zerre umursamadan, son zamanlarda AKP’li bürokratlara, siyasilere, beş maaşa kadar çıkan para dağıtmaların, AKP siyasilerinin şirketlerin tepelerine çöktürülmelerinin, iktidarı kaybetmeden önceki ruh haliyle ilgisi olabilir mi?
Merkez Bankası başkanları dahil, kamuda görevli üst düzey yöneticilerin tümünün, görevden alınmaları halinde bile iki yıl boyunca maaşlarını almaya devam edeceklerine ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararını okuyoruz.
Cumhurbaşkanlığı örtülü ödenek harcamalarının füze gibi yükselmesini de buna katın. Belediyeler ve bakanlıklarda hızlanan, bazen bizzat kendilerine, yandaşlarına, yakınlarına, ortaklarına ihaleleri düşünün.
Özetle, ulufe dağıtır gibi yandaşların beslenmesi arttı. Bu durumun gidicilikleriyle ilişkisini kuran sadece ben miyim?
‘NASIL BİR MUHALEFET’ KONUSU?Muhalefetin miskinliğinden, pısırıklığından tutun, iktidarın hâlâ orada olmasının tek nedeninin de muhalefetin cesaretten yoksunluğuyla yapılan açıklamalara kadar, memnuniyetsiz bir “kanaat örgütü” var. Örgütü diyorum çünkü pek çoğu birbiriyle ilgisiz olarak bu konuda fikir birliği içinde.
Burada öncelikle CHP suçlanıyor. Bu kadar ekonomik derin çöküş varken, işsizleri, esnafı vb. herhalde sokağa dökememek, gösteriler organize edememek, eleştirilerin öznesi olsa gerek. Bunlar yapılsa, a) AKP yıkılıp gidecek mi? b) İktidara oy kaybettirecek, muhalefeti yükseltecek mi? Eylem her şey midir?
CHP’nin ayrıca AKP’nin tabanını kazanma çalışmaları da “iktidarla, dinci faşizmle uzlaşma” olarak gösteriliyor. İktidarın din siyasetçiliği ve uygulamaları başka, kitleleri bu siyasetin cenderesinden kurtarma çalışmaları başka. Ayırmak gerek. Şüphesiz daha iyi muhalefet her zaman mümkün ve CHP bu konuda çok iyi değil. Taban çalışmalarına yoğunlaşmaları önemli..
KAÇ KEZ KAYBETTİ?Bir düzeltme ihtiyacı var. Kılıçdaroğlu 11 kez seçim kaybetti, hâlâ koltuğunda oturuyor, hatta adaylığını ileri sürüyor eleştirilerine bir düzeltme yapmalı. Birincisi, bu eleştiri esas olarak iktidar ve medyasının malzemesi. Bir nefret dili de içeriyor. İkincisi, Kılıçdaroğlu genel seçimleri dikkate alırsak 2011, 2015 ve 2018 seçimlerini kaybetti.
Muhalefet mutlak kazanırdı gibi mantıkdışı sav olamaz. Merkel dört kez kazandı. Seçim kazanmanın, içinde bulunan koşullarla yakın ilişkisini kurmazsak, analiz yapamayız. Kılıçdaroğlu’nun 10 yılda niye değiştirilmediği sorusu ise bizi değil partiyi ilgilendiriyor. Yazarlar “başkan seçici” olamazlar. Partili bile değiliz!"

Yorumlar (0)
sanalbasin.com üyesidir
Namaz Vakti 29 Ocak 2023
İmsak 06:15
Güneş 07:37
Öğle 12:57
İkindi 15:43
Akşam 18:06
Yatsı 19:24
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 20 48
2. Fenerbahçe 20 44
3. Başakşehir 20 40
4. Beşiktaş 19 38
5. Adana Demirspor 20 37
6. Trabzonspor 20 35
7. Kayserispor 20 29
8. Konyaspor 20 27
9. Alanyaspor 20 25
10. Karagümrük 19 22
11. Gaziantep FK 20 22
12. Ankaragücü 20 22
13. Antalyaspor 19 21
14. Giresunspor 20 21
15. Hatayspor 19 20
16. Kasımpaşa 20 19
17. Sivasspor 20 18
18. İstanbulspor 20 15
19. Ümraniye 20 14
Takımlar O P
1. Eyüpspor 21 41
2. Samsunspor 20 38
3. Bodrumspor 21 38
4. Keçiörengücü 21 37
5. Pendikspor 21 34
6. Rizespor 20 34
7. Bandırmaspor 20 34
8. Sakaryaspor 21 34
9. Boluspor 21 34
10. Göztepe 21 30
11. Manisa FK 20 29
12. Adanaspor 21 22
13. Altay 21 19
14. Tuzlaspor 21 19
15. Erzurumspor 20 18
16. Altınordu 21 17
17. Ö.K Yeni Malatya 21 16
18. Gençlerbirliği 21 13
19. Denizlispor 21 13
Takımlar O P
1. Arsenal 19 50
2. M.City 20 45
3. Newcastle 20 39
4. M. United 20 39
5. Tottenham 21 36
6. Brighton 19 31
7. Fulham 21 31
8. Brentford 20 30
9. Liverpool 19 29
10. Chelsea 20 29
11. Aston Villa 20 28
12. Crystal Palace 20 24
13. Nottingham Forest 20 21
14. Leicester City 20 18
15. Leeds United 19 18
16. West Ham United 20 18
17. Wolves 20 17
18. Bournemouth 20 17
19. Everton 20 15
20. Southampton 20 15
Takımlar O P
1. Barcelona 18 47
2. Real Madrid 17 41
3. Real Sociedad 18 38
4. Atletico Madrid 19 34
5. Villarreal 18 31
6. Real Betis 18 31
7. Osasuna 19 28
8. Athletic Bilbao 19 26
9. Rayo Vallecano 18 26
10. Mallorca 19 25
11. Almeria 19 22
12. Girona 19 21
13. Sevilla 19 21
14. Valencia 18 20
15. Espanyol 19 20
16. Celta Vigo 19 20
17. Real Valladolid 19 20
18. Getafe 19 17
19. Cadiz 19 19
20. Elche 19 6
Whatsap İhbar Hattı