Gecenin en karanlık ve sessiz saatinde, 03.35'te yerin sadece 6.5 kilometre altından gelen o şiddetli uğultu milyonlarca vatandaşı yataklarından fırlattı. Tokat ve çevre illerde büyük bir paniğe yol açan sarsıntıyla birlikte sokaklara dökülen halk, geceyi dondurucu soğuğa rağmen dışarıda geçirdi. Öğrenci yurtlarının tahliye edildiği, okulların tatil edildiği bölgede gözler şimdi fay hatlarındaki o korkutucu gerilime çevrildi. Kafalar karışık, bölge halkının yüreği ağzında...
Yıkım veya Can Kaybı Var Mı?
İlk saatlerde en çok merak edilen can kaybı veya yıkım haberi gelmedi. Tokat Valiliği tarafından yapılan resmi bilgilendirmede, an itibarıyla herhangi bir olumsuzluğun yaşanmadığı ve ekiplerin sahada teyakkuz halinde olduğu kaydedildi.
Sarsıntının şiddetiyle Sivas'taki KYK yurtlarında kalan öğrenciler hızla tahliye edilirken, Tokat'ın Niksar ve Erbaa ilçesi kaymakamlıkları ilçe genelinde eğitime bir gün süreyle ara verildiğini duyurdu. Niksar ilçesindeki bir okulda çatlaklar meydana geldi.
Korkutan 7.0 İhtimali
Vatandaşın gözü telefonda artçı sarsıntıları takip ederken, fay hattındaki gerçek tabloyu deprem uzmanı Prof. Dr. Ahmet Ercan gözler önüne serdi. Kuzey Anadolu kırık kuşağı üzerinde gerçekleşen depremin yıkım eşik değeri olan 5.9-6.0 bandının altında kaldığı, bu sayede yığma taş yapılar haricinde ölümcül bir etki yaratmadığı aktarıldı.
Bölgede en son 1942 yılında 7.0 büyüklüğünde bir deprem yaşandığına dikkat çekilirken, Ercan'ın şu sözleri tehlikenin boyutunu bir kez daha hatırlattı:
'Bu deprem eğer ana deprem ise ardından gelebilecek en büyük deprem 4.5 dolayında olup artçı depremler 3 ile 4 hafta sürebilir. Eğer bu deprem bir öncü deprem ise ana deprem büyüklüğü 6.4, ötesi 7.0'a dek ulaşabilir.'
Komşu İllerde Tansiyon Çok Yüksek
Uzman ismin işaret ettiği sismik gerilim sadece Tokat ile sınırlı değil. Erbaa, Niksar ve Reşadiye hattındaki enerjinin oldukça yüksek olduğu ifade edildi.
Bu tehlikeli birikimin doğu yönünde Ordu-Mesudiye, Sivas-Suşehri, Koyulhisar, Erzincan-Refahiye hattına; batı yönünde ise Amasya-Merzifon, Havza ve Çankırı'ya doğru uzanan geniş bir koridoru tehdit ettiği vurgulandı.
Kurtuluş Reçetesi: TOKİ ve Güvenlik Belgesi
Uzmanlar, Türkiye'nin her beş-altı yılda bir yıkıcı bir depremle yüzleştiğini hatırlatarak can kayıplarının devlete faturasının kişi başı 2.3 milyon dolara kadar çıktığını ifade etti.
Depremden korunmanın tek yolunun sağlam zemin ve yapıdan geçtiği belirtilirken, dar gelirli vatandaşların dayanıklılığıyla öne çıkan TOKİ konutlarına yönelmesi önerildi. Ayrıca ülkedeki her yapının tapusuna 'yer-yapı güvenlik belgesi' işletilmesinin zorunlu hale getirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.