Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada fahri trafik müfettişliği uygulamasının amacından uzaklaştığını belirterek, somut delile dayanmayan trafik cezalarının vatandaşları mağdur ettiğini söyledi. Çalışkan, denetimlerin tuzak kuran değil, hukuka ve şeffaflığa dayalı bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

“Sistem Güven Vermek Yerine Mağduriyet Üretiyor”

Fahri trafik müfettişliği sisteminin trafik güvenliğini sağlamak amacıyla kurulduğunu ancak zamanla birçok sürücü için mağduriyet kaynağı hâline geldiğini ifade eden Çalışkan, fotoğraf veya somut delil olmaksızın ceza uygulanmasının hakkaniyet ilkesine aykırı olduğunu söyledi.

“Bugün trafikte adeta gizli bir ceza mekanizması oluşturulmuş durumda. Bu uygulama hem adalet duygusunu zedeliyor hem de kamu vicdanını yaralıyor.” dedi.

Başkan Koçak’tan Antakya Çıkışı: Tarihi Anlatmak Kolay, Sahip Çıkmak Zordur
Başkan Koçak’tan Antakya Çıkışı: Tarihi Anlatmak Kolay, Sahip Çıkmak Zordur
İçeriği Görüntüle

“Vatandaş Suçsuzluğunu İspat Etmek İçin Mahkeme Mahkeme Dolaşıyor”

Çalışkan, mevcut sistemde sürücülerin suçsuz olduklarını ispat edebilmek için uzun ve yorucu hukuki süreçlerle karşı karşıya bırakıldığını belirterek, bunun kabul edilemez olduğunu ifade etti.

“Hukuk devletinde esas olan suçun somut delillerle ortaya konulmasıdır. Vatandaşın suçsuzluğunu kanıtlamak için mahkeme kapılarında süründürülmesi adalet anlayışıyla bağdaşmaz.” diye konuştu.

“Altyapı Hatalarının Bedelini Sürücü Ödememeli”

Konuşmasında yetersiz trafik işaretleri ve hatalı altyapı uygulamalarına da dikkat çeken Çalışkan, birçok sürücünün eksik tabela ve yanlış yol düzenlemeleri nedeniyle cezalarla karşı karşıya kaldığını söyledi.

Çalışkan, “Hatalı altyapının, eksik yönlendirmelerin veya yetersiz trafik düzenlemelerinin faturası vatandaşa kesilemez. Önce güvenli ve doğru bir trafik sistemi kurulmalıdır.” ifadelerini kullandı.

“Kanuni Düzenleme Şart”

İyi niyetle görev yapan fahri trafik müfettişlerini ayrı tuttuklarını belirten Çalışkan, keyfî uygulamaların önüne geçilmesi için yasal düzenleme yapılması gerektiğini dile getirdi.

Devletin denetim anlayışının cezalandırmaya değil güven oluşturmaya dayanması gerektiğini vurgulayan Çalışkan, “Artık denetimler gizli saklı, tuzak kuran bir anlayışla değil; hukuka uygun, şeffaf ve adil bir sistemle yürütülmelidir.” çağrısında bulundu.