Fehmi Koru'dan Erdoğan'a açık açık uyarı: Halkın güveni kayboluyor

Gazeteci Fehmi Koru, kaleme aldığı yazısında siyasete olan güvenin azaldığını söyleyerek iktidara uyarıda bulundu.

GÜNDEM 11.01.2022, 07:20
Fehmi Koru'dan Erdoğan'a açık açık uyarı: Halkın güveni kayboluyor
Gazeteci Fehmi Koru, yazılarını yayımladığı şahsi internet sitesinden "Faiz, enflasyon, ekonomi, nass derken halkın güveni kayboluyor, haberiniz var mı?" başlık bir yazı kaleme aldı.
Yazısında araştırma şirketlerinin yaptığı araştırmayı gündemine alan Koru, AKP iktidarının halk nazarında büyük bir güven kaybettiğini kaydetti.
Koru, "Siyasi yorumcular bu soruya cevap olarak “Tek adam yönetimi” de denilen ‘Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi’ni suçluyorlar. Yeni sistemde cumhurbaşkanı tek başına karar verebiliyor ve devletin diğer birimleri de onun kararlarını uygulamakla mükellef tutuluyor" dedi.
İşte Fehmi Kour'nun yazısı şu şekilde:
"İçimizde  Merkez Bankası Para Politikaları Kurulu’nun bu ayın 21’nde yapacağı toplantısından çıkacak faiz ile ilgili kararın ne olacağı konusunda farklı beklentisi olan var mıdır?
Hepimiz gibi ben de o toplantıdan, önceki üç toplantıda olduğu gibi, bir ‘faizi indirme kararı’ daha çıkacağına inanıyorum.
Mevcut oranı koruma -buna ‘pas geçme’ diyorlar- veya faizi artırma kararı çıkarsa gerçekten büyük sürpriz olur.
Sebebini de biliyoruz: Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan çok keskin ifadelerle “Faiz sebep, enflasyon neticedir” görüşünde ve bu görüşünü ‘nass’ gerekçesi ile açıklıyor. Üstüne üstlük bir de “Benden bundan başka bir tavır beklemeyin” diyor.
Bir kere de değil, çok kere…
İşin ilginç yönü, Tayyip Erdoğan’ın genel başkanı olduğu AK Parti’de ve kendisinin oluşturduğu hükümette yer alanlardan aynı görüşü aynı kararlılıkla savunan tek kişi bile çıkmıyor; ancak etkili ve yetkili bilinen herkes o görüşün yerine getirilmesi ve başarılı olması için canla başla gayret sarf ediyor…
Sonuç?
O görüşün ilk ifade edildiği günden bugüne TL yabancı paralar karşısında olağanüstü değer kaybetti. Merkez Bankası’nın üç defa düşürdüğü faiz sonrasında geçen ayın (Aralık 2021) enflasyon oranı, TÜİK tarafından, yüzde 36.8 olarak açıklandı. AK Partili son 20 yılın enflasyon rekoru bu.
Yeni yılın ilk gününden şu ana kadar temel ürünlere ve hizmetlere yapılan zamlara bakarak, uzmanlar, Ocak 2022 enflasyon oranının yüzde 50’ye yaklaşacağını tahmin ediyorlar.
TÜİK’in açıklayacağı enflasyon oranının…
Alternatif hesaplar TÜİK’in açıkladığı rakamın çok üzerinde çıkıyor.
Görüşün ‘nass’ yani dini gerekçe ile açıklanması sorunlu. Konuyu anayasanın laiklik ilkesi açısından mahzurlu bulanlar yanında dini açıdan da sorunlu bulanlar çok. Konunun ‘nass’ ile irtibatlandırılması ve ısrarla tutulan yolun sonuçta ülkeye kan kaybettirmesi ciddi bir sorun. Bunun yanında tasarruflarını o görüşe göre değerlendirenlerin enflasyon yüzünden olumsuz etkilenmesi de cabası…
Dince sakıncalı bulunan, enflasyonun altında belirlenen ve birikimlerin heba olmasını engelleyebilecek getiri mi; yoksa faiz diye sakıncalı bulunan, oranı katladığı görülen ve hayatı pahalı hale getiren enflasyon mu? 
Üzerinde düşünülmesi gereken ilk soru bu.
Benim esas üzerinde durulmasını arzu ettiğim ikinci bir soru var: “Herhangi bir konuda karar verilirken kimlerin görüşlerine itibar etmek gerekir?” sorusu… 
İçlerinde dindar kimliği ile tanınan ekonomi uzmanlarının da bulunduğu kalabalıkça bir grup, ‘faiz’ konusuna farklı yaklaşıyor. “Faiz sebep, enflasyon netice” tezinin gerçeklerle test edildiğinde yanlış olduğunun bilindiği ve bizde de son zamanlardaki denemelerle görüldüğü görüşünde o uzman kitlesi.
Daha önceleri yaşananları bir tarafa bırakalım, son zamanlarda Merkez Bankası kararlarının sonuçlarına bakalım; o sonuçlar tezin tersini doğrulamıyor mu?
Merkez Bankası’nın son kararı üzerine benimsenen ‘kur korumalı TL hesabı’ ile, baskı altında yüzde 14 düzeyinde tutulan faize kurda meydana gelecek artış kadar bir ek getiri verilmesi benimsendi. Düşük tutulmak istenen faiz o getiriyle birlikte bayağı yüksek hale gelebilecek.
Dahası da var.
Faizin Merkez Bankası tarafından belirlenmiş oranı (%14) tasarruf sahiplerinin hesapları için söz konusu; buna karşılık bankaların kredilere uyguladıkları faiz ile devletin kendi borçlanmalarında taahhüt ettiği faiz oranları ya enflasyonun üzerinde ya da ona çok yakın.
Bu da, aslında zorlamalara rağmen gerçeğin farklı olduğunun devlet ve uygulayıcılar tarafından kabulü anlamına geliyor.
O halde neden hayatı tahammül sınırlarının ötesinde pahalı hale getiren yanlış yolda ısrar ediliyor?
Siyasi yorumcular bu soruya cevap olarak “Tek adam yönetimi” de denilen ‘Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi’ni suçluyorlar. Yeni sistemde cumhurbaşkanı tek başına karar verebiliyor ve devletin diğer birimleri de onun kararlarını uygulamakla mükellef tutuluyor.
Acaba sistemin ‘faiz-enflasyon’ denklemi yüzünden ekonomide meydana getirdiği bozulma açısından gözle görülür hal almış olan sakıncası başka konularda da söz konusu olabilir mi?
İç siyasette?
Dış politikada tutulan yol ve alınan kararlarda?
Bürokratik atamalarda?
En azından üzerinde düşünülmeyi hak eden bir durum olduğu ortada.
Her biri üzerinde uzun uzadıya düşünülmesi gereken konu başlıkları bunlar.
Ancak ekonomi alanında bugünlerde yaşananlar bu durumun bir başka sakıncasına da ışık tutuyor: Halk siyasete olan güvenini kaybediyor ve gelecekle ilgili umutsuzluğa sürükleniyor.
MetroPoll araştırma firmasının geçen ay (Aralık 2021) cevabını aradığı sorulardan ikisine bu gözle bakabiliriz.
İlki kurumlara güven araştırması.
Tek tek sayılan 12 kurumdan yalnızca ikisi 5 puanın üzerinde güven oyu alırken, diğer 10’u 5 ve daha aşağı puan alabiliyor.
Diğeri “Ekonomiyi kim daha iyi yönetir?” sorusuna verilen cevaplar.
Bu soruya yüzde 36.7 “Muhalefet”, yüzde 35.4 ise “İktidar” cevabını veriyor.
Aslında “Kimse yönetemez” demenin başka ifadesi bu.
Oysa güvenilen kurumlara da, siyasetin çözüm üreteceği beklentisine de sahip olmak gerekir.
Merkez Bankası’nın ilgili kurulu farklı bir karar verirse şaşırırım."

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 19 Ocak 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 21 50
2. Konyaspor 21 42
3. Beşiktaş 22 35
4. Hatayspor 21 35
5. Başakşehir 20 34
6. Adana Demirspor 22 34
7. Fenerbahçe 21 33
8. Alanyaspor 21 32
9. Gaziantep FK 21 31
10. Sivasspor 21 30
11. Karagümrük 22 30
12. Kayserispor 21 28
13. Galatasaray 21 27
14. Giresunspor 21 25
15. Antalyaspor 21 23
16. Göztepe 21 21
17. Kasımpaşa 21 21
18. Altay 21 18
19. Rizespor 21 18
20. Ö.K Yeni Malatya 21 15
Takımlar O P
1. Ümraniye 20 42
2. Ankaragücü 20 42
3. Erzurumspor 20 38
4. Eyüpspor 20 36
5. Bandırmaspor 20 33
6. İstanbulspor 20 33
7. Adanaspor 20 32
8. Samsunspor 19 30
9. Tuzlaspor 20 27
10. Gençlerbirliği 20 26
11. Manisa Futbol Kulübü 20 25
12. Boluspor 19 24
13. Kocaelispor 20 24
14. Keçiörengücü 20 23
15. Menemen Belediyespor 20 23
16. Altınordu 20 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 20 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 22 56
2. Liverpool 21 45
3. Chelsea 23 44
4. West Ham United 22 37
5. Arsenal 20 35
6. Tottenham 18 33
7. M. United 20 32
8. Wolverhampton Wanderers 20 31
9. Brighton 21 29
10. Leicester City 18 25
11. Crystal Palace 21 24
12. Southampton 21 24
13. Aston Villa 20 23
14. Brentford 21 23
15. Leeds United 20 22
16. Everton 19 19
17. Watford 19 14
18. Norwich City 21 13
19. Newcastle 20 12
20. Burnley 17 11
Takımlar O P
1. Real Madrid 21 49
2. Sevilla 20 44
3. Real Betis 21 37
4. Atletico Madrid 20 33
5. Real Sociedad 20 33
6. Barcelona 20 32
7. Rayo Vallecano 20 31
8. Villarreal 21 29
9. Athletic Bilbao 21 28
10. Valencia 20 28
11. Espanyol 21 27
12. Osasuna 20 25
13. Granada 20 24
14. Celta Vigo 20 23
15. Elche 21 22
16. Mallorca 20 20
17. Getafe 20 18
18. Deportivo Alaves 21 17
19. Cadiz 21 15
20. Levante 20 11
Whatsap İhbar Hattı