22 yıl önce yazdı, nasıl algılandı? Kaplan'dan modernleşme yazısı

Yeni Şafak Gazetesi yazarı Yusuf Kaplan, "Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı sorunları, takiyye yöntemlerine filan başvurmadan açık yüreklilikle konuşmamız ve tartışmamız gerekiyor." diye yazdı.

GÜNDEM 28.05.2021, 15:30
12
22 yıl önce yazdı, nasıl algılandı? Kaplan'dan modernleşme yazısı
Yeni Şafak Gazetesi yazarı Yusuf Kaplan, 22 yıl önce yazdığı bir yazıyı küçük değişikliklerle bugünkü sütununa taşıdı.Kaplan yazısında Türkiye’deki ‘modernleşme’ sürecini kaleme aldı.
Yusuf Kaplan, “Toplumu, toplumun ruh köklerini, medeniyet dinamiklerini hiçe sayan, toplumun kültürel genlerine ve anlam haritalarına karşı sürdürülen bu çok yönlü savaş sona erdirilmezse, ülkenin çıkmaz sokağa, uçuruma, parçalanmanın eşiğine sürüklenmesi önlenemeyebilir.” diye yazdı.
Peki, Yusuf Kaplan’ın 22 yıl önceki yazısına bugünden bakıldığında nasıl bir tablo beliriyor? Okur nasıl algılıyor?
Yusuf Kaplan’ın “Sahibini arayan ülke...” başlıklı yazısı şöyle¨
“Türkiye, sözümona “modernleşme” tarihimizin başlangıcından bu yana uzun bir geçiş süreci yaşıyor. Geçiş sürecini bu kadar uzun yaşayan başka bir ülke yok yeryüzünde. Dün, kolonyalistler tarafından her bir şeyleri tarumâr edilen ülkeler bile, bugün şu ya da bu şekilde de olsa, mecralarını bularak, kendi kaderlerini kendileri belirleme sürecine çoktan girmiş durumdalar.
Ancak Türkiye, geçiş süreci olarak adlandırılan şeyin bile henüz ne olduğuna karar verebilmiş, bu konuda toplum tarafından meşrû kabul edilen, toplumun iradesinin ülkenin sorunlarını belirleyebildiği bir normalleşme sürecine girmeyi başarabilmiş değil.
SORUNLARIMIZLA YÜZLEŞEMEZSEK KANGRENE DÖNÜŞEBİLİR
Türkiye’de geçiş (veya modernleşme) sürecini başlatan elitler, bu süreci topluma rağmen, toplumun iradesini, dinamiklerini ve yüzyılların mücadelesiyle ortaya koyduğu zengin medeniyet birikimi ve deneyimini hiçe sayarak, tepeden, jakoben yöntemlerle başlattıkları için 150 yıl önce yaşadığımız sorunları bugün aynen yaşamayı sürdürüyoruz.
Tabii bu durum, ülkenin son derece yapay ve zoraki olarak icat edilen sorunlarla boğuşmasına, bir türlü rahat bir nefes alamamasına yol açıyor; dolayısıyla toplum olarak kendi ayaklarımız üzerinde doğrularak geleceğe daha bir güvenle bakmamızı önlüyor.
Oysa Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı sorunları, takiyye yöntemlerine filan başvurmadan açık yüreklilikle konuşmamız ve tartışmamız gerekiyor. Kendimizle, temel sorunlarımızla yüzleşmeden dün yaşadığımız sorunların bugün ve yarın da aynen, belki de daha da büyüyerek tekerrür etmesini ve kangrene dönüşmesini önleyebilmemiz son derece zordur.
Her şeyden önce, hiç bir toplumun kendi temel medeniyet dinamiklerini, anlam haritalarını, deneyimlerini yok sayarak, karşılaşılan yeni sorunları kalıcı, köklü ve rasyonel bir şekilde çözümleyebileceği ham hayalini artık terk etmemiz gerekiyor. Elbette ki Türkiye’nin değişen dünya şartlarını göz önünde bulundurarak yenileşmesi, pergelin sabit ayağını bizim medeniyet dinamiklerimize basarak çağla ve kendimizle yüzleşmesi ve taze bir hamle, diriltici bir atılım yapması gerekiyor.
Ancak Türkiye’nin, yüzyılların mücadelesi ile oluşan kendi zengin medeniyet dinamiklerini, muhkem tarihî deneyimlerini hiçe sayarak köklü ve toplumda karşılığı olan ve dolayısıyla her bakımdan işlevsel ve meşru olabilecek bir yenileşme projesi geliştirebilmesi tam anlamıyla kuru bir hayaldir; sonu hüsranla sonuçlanacak bir maceradır. Bunun için hem Batı kültürüyle, hem de kendi kültürümüzle rasyonel ve imaginatif şekillerde hesaplaşmamız; sorunlarımızın nerelerden kaynaklandığını ve bu sorunların nasıl çözüme kavuşturulabileceğini enine boyuna tartışmamız gerekiyor.
Yoksa başka toplumların kendi ihtiyaçları doğrultusunda geliştirdikleri modelleri bizim toplumumuza uyup uymayacağına bakmaksızın, üstüne üstlük de bizim temel dinamiklerimizi ve değerlerimizi yok sayarak köklü, uzun soluklu ve topluma nefes aldıracak, bölgemizi ayağa kaldıracak köklü bir medeniyet atılımı geliştiremeyeceğimizi artık bilmek zorundayız.Aksi takdirde bugüne kadar yaşadığımız sorunların yarın daha da azmanlaşmasını önleyebilmemiz son derece zor olacaktır.
TOPLUMA KARŞI ELİTOKRATİK TERÖR
Türkiye’de bir avuç elitin uygulamaya çalıştığı modernleşme / sekülerleşme projesi, toplumu, kültürü, tarihi ve medeniyet tecrübemizi ve ruh köklerimizi hiçe saydığı için, bugün tam bir meşruiyet ve hegemonya krizi yaşıyor. Hemen her ciddi konuda toplumla elitlerin taleplerinin karşı karşıya gelmesi önlenemiyor. Bu son derece tehlikeli bir durumdur.
Merkez’deki iktidar aygıtlarına yön veren belli bir azınlığın öncelikleri toplumun öncelikleriyle çelişegeldiği için, çok partili siyasî hayata geçtiğimiz tarihten bu yana toplumun oluşturduğu «çevre››deki güçler’in siyasî, ekonomik ve kültürel talepleri, elitler tarafından hep tepkiyle ve kuşkuyla karşılandı.
Ve jakoben elitler her fırsatta toplumun, ülkenin yönetici bürokratik elitlerinin çıkarlarını ve önceliklerini “aşan” taleplerine karşı kimi zaman darbeler yoluyla, kimi zaman siyasi manevralarla, kimi zaman da medyayı kendi çıkarları doğrultusunda kullanarak sert tepkiler verdiler, toplumun iradesini bastırmaya çalıştılar.
Toplumun bu tür taleplerini bastırma çabaları, sürgit bir panik psikolojisiyle hayata geçirilmeye çalışıldığı için toplum bu bastırma girişimlerini kendine özgü yöntemlerle devre dışı bırakmayı başardı.
Son olarak 1990’lardan itibaren özellikle RP aracılığıyla toplumun “merkez”e doğru yürümesine karşı askerî ve hukûkî darbeler yoluyla absürt ve primitif önlemler alındı. Medya yoluyla toplumun kimliğine, kültürel dinamiklerine karşı son derece primitif bir psikolojik savaş başlatıldı.
Toplumu, toplumun ruh köklerini, medeniyet dinamiklerini hiçe sayan, toplumun kültürel genlerine ve anlam haritalarına karşı sürdürülen bu çok yönlü savaş sona erdirilmezse, ülkenin çıkmaz sokağa, uçuruma, parçalanmanın eşiğine sürüklenmesi önlenemeyebilir.
*Tam 22 yıl önce bu sütunda yayınlanan bir yazımı, hafifçe tozunu alarak yeniden paylaşıyorum sizlerle.”

Yorumlar (0)
sanalbasin.com üyesidir
Namaz Vakti 08 Şubat 2023
İmsak 06:08
Güneş 07:29
Öğle 12:58
İkindi 15:51
Akşam 18:16
Yatsı 19:32
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 22 54
2. Fenerbahçe 21 45
3. Başakşehir 21 40
4. Beşiktaş 21 39
5. A.Demirspor 21 38
6. Trabzonspor 22 38
7. Kayserispor 21 32
8. Konyaspor 21 27
9. Karagümrük 21 26
10. Gaziantep FK 22 25
11. Alanyaspor 22 25
12. Sivasspor 22 24
13. Antalyaspor 21 24
14. Hatayspor 21 23
15. Ankaragücü 21 22
16. Kasımpaşa 22 22
17. Giresunspor 21 21
18. İstanbulspor 22 21
19. Ümraniye 21 14
Takımlar O P
1. Samsunspor 22 42
2. Eyüpspor 21 41
3. Bodrumspor 21 38
4. Pendikspor 22 37
5. Rizespor 21 37
6. Keçiörengücü 22 37
7. Sakaryaspor 22 37
8. Bandırmaspor 21 34
9. Boluspor 22 34
10. Manisa FK 21 30
11. Göztepe 22 30
12. Adanaspor 22 25
13. Tuzlaspor 22 22
14. Altay 22 19
15. Erzurumspor 22 18
16. Altınordu 21 17
17. Gençlerbirliği 22 16
18. Denizlispor 22 16
19. Yeni Malatyaspor 22 17
Takımlar O P
1. Arsenal 20 50
2. M.City 21 45
3. M. United 21 42
4. Newcastle 21 40
5. Tottenham 22 39
6. Brighton 20 34
7. Brentford 21 33
8. Fulham 22 32
9. Chelsea 21 30
10. Liverpool 20 29
11. Aston Villa 21 28
12. Crystal Palace 21 24
13. Nottingham Forest 21 24
14. Leicester City 21 21
15. Wolves 21 20
16. West Ham United 21 19
17. Leeds United 20 18
18. Everton 21 18
19. Bournemouth 21 17
20. Southampton 21 15
Takımlar O P
1. Barcelona 20 53
2. Real Madrid 20 45
3. Real Sociedad 20 39
4. Atletico Madrid 20 35
5. Rayo Vallecano 20 32
6. Villarreal 20 31
7. Real Betis 20 31
8. Athletic Bilbao 20 29
9. Osasuna 20 29
10. Mallorca 20 28
11. Girona 20 24
12. Celta Vigo 20 23
13. Real Valladolid 20 23
14. Almeria 20 22
15. Espanyol 20 21
16. Sevilla 20 21
17. Valencia 20 20
18. Cadiz 20 19
19. Getafe 20 18
20. Elche 20 9
Whatsap İhbar Hattı