HÜDA PAR: Dış borçlanma yetkisine sınırlama getirilmelidir

HÜDA PAR'tan yapılan açıklamada "Dış borçlanma yetkisine sınırlama getirilmelidir. Zira doğmamış çocuklar adına borçlanma yetkisini kendinde gören bir ekonomi anlayışı ile bir yere varılamaz." denildi

SİYASET 21.06.2021, 12:45
1
HÜDA PAR: Dış borçlanma yetkisine sınırlama getirilmelidir
​HÜDA PAR'dan yapılan yazılı açıklamayla gündeme ilişkin konular değerlendirildi. Anayasa Mahkemesi'nin İletişim Başkanlığı kararı, Yap-İşlet-Devret modeli, ve artan dış borçlar, Mısır’daki idam kararları gibi konular ele alındı.HÜDA PAR Genel Merkezi tarafından yapılan yazılı açıklamada, kişisel verilere ilişkin İletişim Başkanlığına Kararname ile verilen yetkilerin, Anayasaya aykırı olduğu gibi Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na da aykırı olduğunu ifade edildi.
Yap İşlet Devret Modeline eleştirilerin yöneltildiği açıklamada, bu yatırım modellerinin suistimal edildiğinin farkına varılması ve vatandaşların soyulmasına, memleketin geleceğinin ipotek altına alınmasına seyirci kalınmaması gerektiği belirtildi.
Açıklamada, dış borçlanma yetkisine yeni bir düzenleme ile sınırlama getirilmesi gerektiği de vurgulandı.
OECD raporuna atıfta bulunulan açıklamada, savunmasız durumdaki hane halkı ve reel sektörün borçlandırılmasının sürdürülemez bir duruma geldiği belirtilerek daha fazla doğrudan destek verilmesi gerektiğine işaret edildi.
Gelir dağılımında adaletin sağlanması için güçlü yapısal düzenlemelere ihtiyaç olduğuna dikkat çekilen açıklamada, gelir dağılımındaki adaletsizliği büyüten etkenlerden biri olan mevcut vergi politikaların gözden geçirilmesi, adil bir dağılımı sağlayacak yeni düzenlemeler yapılması gerektiği kaydedildi.
Türkiye'nin Kabil Havalimanı'nın güvenliğini sağlama teklifinin değerlendirildiği açıklamada, Türkiye'nin, bugüne kadar Afganistan’da on binlerce sivili katletmiş NATO adına faaliyette bulunmaması, kadim dost ve kardeş Afgan halkının huzur ve güvenliğini temin etmeye katkı sunması ve iyi ilişkilerin devamı için çaba harcaması gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, Mısır'daki idam kararlarına ilişkin, "Bütün uluslararası kurum ve kuruluşlar, İslam İşbirliği Teşkilatı, Mısır ile ilişkileri normalleştirmeye çalışan Türkiye ve Sayın Cumhurbaşkanı harekete geçmeli, yargı kılıfı geçirilmiş bu siyasi katliamlar durdurulmalıdır." çağrısı yapıldı.
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile İletişim Başkanlığı'nın kişisel verilerle ilgili gerekli gördüğü her türlü bilgiyi kamu kurum ve kuruluşları ile diğer gerçek ve tüzel kişilerden isteyebileceğine dair yapılan düzenlemenin iptali için yapılan başvurunun, Anayasa Mahkemesince oy çokluğu ile reddedildiği belirtilen açıklamada, "Anayasa’nın 104. maddesine göre kişisel ve siyasi haklar, ancak kanunla düzenlenebilir. Bu yetkinin İletişim Başkanlığına Kararname ile verilmesi Anayasaya aykırı olduğu gibi Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na da aykırıdır. İletişim Başkanlığı’na “gerek gördüğü her türlü bilgi” tanımıyla verilen bu belirsiz ve ucu açık yetki, hukukun “belirlilik, şeffaflık ve öngörülebilirlik” ilkesine de aykırıdır." denildi.
Açıklamada, "Kişisel verilerin toplanması, kullanılması, ne kadar süre ile tutulacağı, amaca uygun kullanılıp kullanılmadığının denetlenmesi ve imhası gibi hususlar açık ve net olarak düzenlenmelidir. Sınırları belli olmayan bu düzenleme, keyfi ve ölçüsüz uygulamalara kapı aralayacaktır. İletişim Başkanlığı’nın siyasi iktidar ile olan organik ilişkisi dikkate alındığında bu düzenlemenin fişlenme kaygılarına yol açması tabiidir. Devlet otoritesi karşısında kişisel hak ve hürriyetlerin güvencesi konumunda olan Anayasa Mahkemesi’nin hukuka aykırı olan bu kararı, toplumsal barışa da hizmet etmeyecektir. Şekil ve içerik itibari ile sakıncalı, ileride telafisi imkânsız hak kayıplarına yol açacak söz konusu düzenleme, Cumhurbaşkanı tarafından geri çekilmeli ve Meclis tarafından konuya ilişkin hukuki sınırlar korunarak Anayasa’ya uygun kanuni bir düzenleme yapılmalıdır." ifadeleri kullanıldı.
Yap-İşlet-Devret usulü veya kamu özel sektör işbirliği ile hayata geçirilen tünel, hastane, köprü, otoyol gibi projelerin hazineyi boşalttığı ve ülkenin geleceğini onlarca yıl ipotek altına aldığına işaret edilen açıklamada, "Yüksek kullanım bedeli nedeniyle vatandaşların önemli bir kısmının kullanamadığı bu tesisler için devlet, ilgili firmalara belli bir gelir garantisi vermektedir. Kamu imkânlarıyla çok daha düşük bir maliyetle yapılabilecek bu yatırımlar, vatandaşın faydalanamadığı ama ücretini ödediği hizmetler haline gelmiştir. Hazine her yıl gereksiz yere milyarlarca lira ödeme yapmakta, zor günler geçiren vatandaşlara can suyu olabilecek bu rakamlar müteahhitleri ihya etmektedir. Bu yatırım modellerinin suistimal edildiğinin farkına varılmalı ve vatandaşların soyulmasına, memleketin geleceğinin ipotek altına alınmasına seyirci kalınmamalıdır." denildi.
Başarısız ekonomi politikalarının bir yansımasının da dış borçlar üzerinden görüldüğüne dikkat çekilen açıklamada, "Net dış borcun milli gelire oranı, 2005 yılında yüzde 15 dolaylarında seyrederken bugün bu rakam 268,9 milyar dolar ile yüzde 37,5’i bulmuştur. 2020 yılı sonu itibariyle brüt dış borç stokunun ise 450 milyar dolar seviyesinde olduğu açıklanmıştır. Söz konusu dış borcun önemli bir kalemini yine hazine destekli yatırımlar oluşturmaktadır. Zira 14,8 milyar dolarlık kısmı, hazine garantili yatırımlara ilişkindir. Açıktır ki bu ekonomi politikaları sürdürülebilir değildir. Dış borçlanma yetkisine yeni bir düzenleme ile sınırlama getirilmelidir. Zira doğmamış çocuklar adına borçlanma yetkisini kendinde gören bir ekonomi anlayışı ile bir yere varılamaz." değerlendirmesinde bulunuldu.
Pandemi sürecinde yaşanan genel durağanlıktan en çok ekonomik faaliyetler ve ticari hayat etkilendiği ifade edilen açıklamada, ülkelerin bu zor süreci atlatmak için çeşitli destek paketleri açıkladığı hatırlatıldı.
IMF verilerine göre bazı ülkelerin milli gelirlerinin yüzde 20’ye yakınını yardımlar için ayırırken Türkiye’de bu oranın yüzde 1,9 ile en alt sıralarda yer aldığına dikkat çekilen açıklamada, "Açık tutulan kredi kanalları ile reel sektörün yanı sıra hane halkı için de ciddi bir borçlanma sorunu oluştu. Bu aşırı talep, fahiş derecede yükselen faiz oranları nedeniyle de önümüzdeki süreçte tıkanmalara yol açacak bir borç sarmalına dönüşecektir. Reel sektör borçlanarak hayatta kalma mücadelesi verirken BDDK verilerine göre vatandaşların bu yılın ilk çeyreğinde bankalara sadece kredi ve kredi kartı faizi olarak 34,5 milyar lira ödediği görülmektedir." ifadelerine yer verildi.
OECD raporuna atıfta bulunulan açıklamada, "OECD raporu bu duruma işaret ederek Türkiye'ye halkı borçlandırmak yerine daha fazla devlet desteği sunması çağrısına yer verdi. Pandemi sürecinde kredi ile borçlandırma politikasını eleştiren OECD, savunmasız durumdaki hane halkı ve reel sektörün borçlandırılmasının sürdürülemez bir duruma geldiğini belirterek daha fazla doğrudan destek verilmesi gerektiğine işaret etti. Hükümet, var olan krize oranla yapılan yardımların yetersiz olduğunu ve mutlaka artırılması gerektiğini görmelidir." diye belirtildi.
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayınlanan araştırmaya göre 2020 yılı gelir ve yaşam koşullarında adaletsizliğin, son 11 yılın en yüksek seviyesinde gerçekleştiği kaydedilen açıklamada, "Son yapılan araştırma sonuçlarına göre; en yüksek eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert gelirine sahip yüzde 20'lik grubun toplam gelirden aldığı pay bir önceki yıla göre 1,2 puan artarak yüzde 47,5'e yükselirken en düşük gelire sahip yüzde 20'lik grubun aldığı pay 0,3 puan azalarak yüzde 5,9'a geriledi." bilgilerine yer verildi.
Açıklamada, "En yüksek gelire sahip yüzde 20’lik kesim ile en düşük gelire sahip yüzde 20’lik kesim arasındaki makas gittikçe açılıyor. Son bir yıldaki değişim herkesi düşündürmeli ve çözüm arayışına sevk etmelidir. Haksız kazançlarla oluşan gelir dağılımındaki adaletsizlik, yoksulluğun ve huzursuzluğun en temel nedenidir." değerlendirmesinde bulunuldu.
Ekonomi politikalarındaki yanlış uygulamaların, yolsuzluklar, faiz ve rant ekonomisinde ısrarın, sıkıntıların temel kaynağı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, "Ekonominin yapısal sorunları ve kurumsal zafiyetler maalesef gelecek açısından da karamsar bir tablo oluşturmaktadır. Gelir dağılımında adaletin sağlanması için güçlü yapısal düzenlemelere ihtiyaç vardır. Gelir dağılımındaki adaletsizliği büyüten etkenlerden biri olan mevcut vergi politikaları gözden geçirilmeli, adil bir dağılımı sağlayacak yeni düzenlemeler yapılmalıdır." denildi.
Türkiye, NATO güçlerinin Afganistan'dan asker çekmesinin ardından Kabil Havaalanı'nın güvenliğini sağlamayı teklif ettiği hatırlatmasında bulunulan açıklamada şunlar kaydedildi:
"Bölgeden askerlerinin bir kısmını çeken ABD tarafından kabul edilen teklif, Taliban tarafından ise Türkiye’nin NATO gücü olduğu gerekçesiyle reddedilmektedir. Türkiye’nin Afganistan’da NATO şemsiyesi altında askeri faaliyet yürütmesi çatışma riskini artırmaktadır. Türkiye’nin 20 yılın sonunda işgalden kurtulan Afganistan’daki varlığı, ABD’nin uydusu haline gelen NATO çatısı altında bir askeri faaliyet olmamalıdır. Türkiye, Afganistan’da Kabil yönetimi ve Taliban arasında yaşanan çatışmaların sona ermesi, iç barışın sağlanması, Afganistan’ın istikrarı ve yeniden imarı için inisiyatif almalıdır. Güvenliği sağlamanın yolu yerel unsurlar arasında uzlaşıyı sağlamaktır. Türkiye, bugüne kadar Afganistan’da on binlerce sivili katletmiş NATO adına faaliyette bulunmamalı, kadim dost ve kardeş Afgan halkının huzur ve güvenliğini temin etmeye katkı sunmalı ve iyi ilişkilerin devamı için çaba harcamalıdır."
Açıklamada, Mısır’daki idam kararlarına ilişkin, "Mısır’da darbeci Sisi’nin mahkemelerinden yeni idam kararları çıktı. Mısır Yüksek Mahkemesi, aralarında devrimin sembol isimlerinden olan şehit Esma Biltaci’nin babası, aynı zamanda İhvanın Genel Sekreteri Muhammed el-Biltaci ile Müslüman Kardeşler liderlerinden Safvet Hicazi’nin de olduğu 12 kişi hakkında verilen idam cezalarını onadı. Cunta mahkemelerinin verdiği hiçbir karar adil ve tarafsız değildir. İntikam alma amacıyla darbeciler tarafından sipariş edilen kararlar tamamen siyasidir. Mahkemeler, cunta rejiminin emirlerini yerine getiren bir mizansen ve tiyatrodan ibarettir. Halkın seçtiği yönetime karşı darbe yapan ve seçilmiş cumhurbaşkanını zindanda şehit eden, binlerce masumu Rabia Meydanı’nda katleden cuntacı Sisi, yargılanmalıdır ve inşallah bir gün yargılanacaktır. Bütün uluslararası kurum ve kuruluşlar, İslam İşbirliği Teşkilatı, Mısır ile ilişkileri normalleştirmeye çalışan Türkiye ve Sayın Cumhurbaşkanı harekete geçmeli, yargı kılıfı geçirilmiş bu siyasi katliamlar durdurulmalıdır." değerlendirmesinde bulunuldu.
Yorumlar (0)
37°
açık
Namaz Vakti 28 Temmuz 2021
İmsak 03:58
Güneş 05:34
Öğle 12:50
İkindi 16:39
Akşam 19:57
Yatsı 21:26
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Whatsap İhbar Hattı