banner8

banner9

28.02.2022, 12:33 142

Ezenden mi, ezilenden mi yanayız? 

Kabil ve Habil ..  

İnsanoğlu’nun iki vechiydi aslında ..  

Birbirlerine zıt, iki tip insana atıf yapıyordu İlahi hitap ..  

Peki kimdi birbirine zıt bu iki insan tipi?  

Kabil ve Habil kimler idi bu varlık sahnesinde?  

Bu iki insan tipini biz nerede aramalıydık?  

Ateistler ile teistler, Hristiyanlar ile Müslümanlar, Yahudiler ile Araplar, Rumlar ile Türkler, Şiiler ile Sünniler, Katolikler ile Protestanlar veya Ruanda’lı Hutu’lar ile Tutsi’ler arasında mı?  

Hayır hayır, bunların hiç biri değildi. Hangi inançtan olursa olsun Kabil ezen Habil ise ezilendi. 

Hiç dikkatinizi çekti mi?  

İlahi hitap, Kabil ve Habil anlatısında, her ikisinin de, Rablerine sunak sunduğunu anlatıyor.  

“Dolayısıyla her ikisinin de, kimliğinde dinsizlik yok. İkisi de dini ritüellere karşı değil” demektir bu.  

Kıssa’ya göre, Habil’in adağı kabul ediliyor, Kabil’in ise kabul edilmiyor. Peki neden?  

Tanrı, Kabil’in samimiyetsizliğinden dolayı sunağını kabul etmiyor. (bknz: Maide: 5:28-32)  

Kabil ve Habil, iki farklı dinden veya iki farklı soydan değil.  

İkisi de, Adem evladı ve ikisi de aynı inançtan.  

Demek ki, bu kadim düşmanlık, inanç ve inançsızlık çatışması değil.  

Irk veya kabile yahut ulus çatışması hiç değil.  

Bu savaş, iyi insan ve kötü insan çatışması.  

Evet bu çatışma; ezen ve ezilen, zalim ve mazlum, kötü ve iyi, zulüm ve adalet arasında var olan kadim bir savaş.  

Kabil ezen zalimleri, Habil ezilen mazlumları temsil ediyor bu anlatıda.  

O halde, Tevrat’ı, İncil’i ve Kur’an’ı takip ettiğini iddia edenlere, bu ortak  hitap diyor ki:  

Ey insan! Adem’in oğlu Habil gibi ol ama Kabil gibi olma !  

Ezen olma! Adaleti ayaklar altında paspas edenlerden olma ! Hayatı’nın odağına çıkarı ve parayı koyma !  

Her daim Habil’den taraf ol !  

Yani ezenden değil ezilenden, zalimden değil mazlumdan, güçlüden değil güçsüzden, işgal edenden değil işgale uğrayandan yani kısaca adalatten yana ol !  

Mazlumun kimliği sorulmaz sözünü çokça duyarız. Gerçekten de, mazlumun kimliği asla sorulmamalı !  

Ya peki zalimlerin kimliği sorulur mu?  

Mesela namazlı, abdestli zalimlerin kimliği sorulur mu?  

Tarihte bir Kerbela hadisesi yaşandı. Yezid, peygamber torunu Hüseyin’in kanına girdi. Yezid, bu cinayeti din namına yaptı.  

Yezid ve Hüseyin .. 

İkisi de müslümandı. Abdest alıp, namaz kılıyorlardı. Ne ki, onları ayıran inançları değil insanlıklarıydı .. Birisi mazlumdu diğeri zalim. Biri adil idi, diğeri zalim. 

Tarihte bir Harre olayı yaşandı. 683 yılında, Emevi ordusu ile Medineliler arasında yaşanan bu savaşta her iki tarafta müslümandı. Medine’de tam bir katliam yapıldı ve binlerce sahabe kız ve torunu tecavüze uğradı. Bu olaydan sonra, 3 bin civarında gayrimeşru çocuk dünyaya geldi. Tarihte bu çocuklar “Evlad-ı Harre” olarak isimlendirildiler. Harp ve sonrası irtikap edilen bu katliamda, 300 kadar sahabe, ve  toplamda takriben 10 bin kişi katledildi. Bunlar arasında, 700 tanesi hafızdı.  

Demek ki, sadece Kur’an değil, tarihi gerçekler de, bize meselenin inanç değil, insanlık meselesi olduğunu göstermektedir.  

Tarihte veya bugün, gönlümüz, dilimiz, kalemimiz, kılıcımız veya topumuz, tüfeğimiz, tankımız ve uçağımız Kabil’in mi, yoksa Habil’in mi tarafında?  

Ezenden mi, yoksa ezilenden mi yanayız?  

Yoksa kılıcımız Yezid ile lakin yüreğimiz Hüseyin ile diyen çift kişilikliler gibimiyiz?  

Filistin tankları altında ezilen Yahudi asıllı ateist Rachel Corrie’yi çok severiz. Onun “Zulüm bizdense ben bizden değilim” sözünü tekrarlar dururuz.  

Lakin müslüman dünyası olarak, biz aynı duruşu sergileyebilirmiyiz?  

Asırlar önce üretilen ilmihal öğretilerimiz, her daim mazlumdan ve ezilenden yana durmamız gerektiğini öğütlüyor mu?   

Öğrendiğimiz menkıbeler bir Rachel Corrie vicdanı inşa eder mi?  

Uydurulan rivayetler, kim olursa olsun şefkat duymamıza müsaade ediyor mu?   

Mesela öldürülen bir Yahudi çocuk için üzülebilirmiyiz?  

Aslında bir insan, ya şefkatlidir veya değildir.  

Bir yürekte muhabbet esas olsa adavet mecazi olur. Bir gönülde adavet hakiki olsa, muhabbet samimi olmaz.  

Bugün Filistinli, mazlum olduğu için onların yanında olmalıyız. Lakin farzı muhal, yarın Filistinliler Yahudilere benzer zulmü reva görse yani bu sefer Kabil, İsrail değil de, Filistin olsa, Kur’an’a göre düşmanlık etmemiz gereken zalimlerdir. Peki bunu yapabilirmiyiz?  Muhasebe etmeliyiz. 

Bugünlerde Ukrayna bombardıman altında. Putin, acımasızca ve insafsızca güzelim ülkeyi bombalıyor.   

Bu sefer Rusya Kabil’in, Ukrayna Habil’in gömleğini giymiş durumda.  

Ukrayna deyince aklıma Kiev’deki II. Dünya Savaşı müzesi gelir. Yıllar evvel, o müzeyi gezdiğimde Ukrayna halkı’nın neler çektiğine şahit olmuştum. 

Nazi işgalinde, Anadolu kadınını hatırlatan bir anne’nin, 1940’lı yıllarda dokuz evladını birden savaşta kaybedişi ve resimdeki o mahzun bakışı gözümün önünden gitmez.  

Hele Naziler’in, iki ay boyunca on bine yakın insanı giyotinde öldürerek cesetlerini kemik öğütme makinasında erittikten sonra çuvallayarak, hayvan yemi yaptıklarını görmek esef vericiydi. Bu on bin kişinin, iki bin tanesinin çocuk olduğunu duymak, insanı insan olmaktan utandırıyordu.   

Yıllar önce o müze’yi gezerken tüylerim diken diken olmuştu. Saatlerce etkisinden çıkamamıştım. Ben aynı duyguyu, gençliğimde, Yunan mezalimi hikayelerini veya Boşnaklara Sırp zalimlerinin irtikap ettiklerini dinlediğimde de, hatırlıyorum.  

O müzeden çıkışımda, mazluma ve ezilene duymamız gereken şefkatin, evrensel olması gerektiğini yeniden anlamıştım.  

Evet, şefkat misak-ı milli ile sınırlı olamazdı ve olmamalıydı.  

Akif ne güzel der : “Nerde bir garip görsem, yanar ta derinden ciğerim  

Onu dindirmek için tekme yerim, çifte yerim”  

Gözyaşının rengi her yerde aynı, bayrakların ve derilerimizin renkleri farklı farklı olsa da.  

Bosna veya Ukrayna!   

Kabil bu sefer Sırp değil Rus, Habil bu defa Boşnak değil Hristiyan Ukraynalı !  

Birine ağlamak diğerini umursamamak, iki yüzlülüktür! Zira vicdan bir bütündür.  

Tüm insanlık, aynı özden gelmektedir. (Bknz: Nisa: 4:1)  

Hepimiz Adem oğluyuz ve Havva kızıyız!  

Habbab bin Eret’in vücudunda demirler eriten müşriklerin yaptığı putperestlik değil zulümdü. Amr bin Hişam’ın, Sümeyye’yi şehit etmesi ve Yasir ailesine yaptıkları dini bağnazlıktan kaynaklanan bir zulümdü.  

Birinin zulüm irtikap ederken, bunu ne adına yaptığının veya kimliğinin önemi olabilir mi?  

Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın, Suud konsolosluğunda öldürülerek, vücudunun param parça çuvala konmasının adı zulüm değil mi?  

2018 yılında yaşanan bu utanç verici zulmün, 1500 yıl evvel Ebu Cehil’in Sümeyye’yi öldürmesinden ne farkı var? 

Birisi putperestler tarafından, diğeri müslümanlar tarafından katledildi!  

Müslüman demeyin böylelerine diyebilirsiniz! Lakin bu kimseler müslüman kimliğine öylesine bağlılar ki, bizim dahi müslümanlığımızı beğenmiyorlar.  

1780’lerde çıkan Vehhabi ayaklanmalarını ve Diriye Emirliğinde kurulan düzensiz ordular ile Hac kafilelerinin yağmalanmasını hatırlayın ! Hatta öyle ki,  bunlar halife III. Selim’i İslam’a davet etmişlerdi. Halife’nin müslümanlığını beğenmeyip onu İslam’a davet edecek kadar cüretkar olmak!  

Lakin aynı Suud hükümeti, mazlum Filistin halkı’nın yanında değil. Bunu eleştirenler ise ağır tazyik altında.  

Sahve hareketi liderleri, bugün Suud hapishanelerinde sürünmekte! Selman Avde ve Sefer el Havali Suud zindanlarında .. Birisi Muhammed Kutup’un, diğeri Suriyeli Muhammed Sürur’un talebesi.  

Bizler tarihin bir döneminde yaşanmış acı hikayeler ile dertlenip hıncımızı Lat, Uzza ve Menat putlarına tapanlara yoğunlaştırırken, aynı kıbleye dönerek birlikte namaz kıldıklarımızın daha beter irtikap ettiği zulmü örtüyoruz.   

Müslümanın yaptığı zulmü görmemek veya müslüman olmayana yapılan zulmü  örtpas etmek en hakiki zulüm değil mi?  

Oysa ki, Kur’an’ın çağrısı çok açıktır: “ ..Fela udvane illa alezzalimin- Zalimlerden başka düşmanınız yoktur” (bknz: Bakara : 2:193)  

Peki öyle mi yapıyoruz? Ramazan Ahmetoviç Kadirov, Çeçenistan'ın 3. devlet başkanı.  Vladimir Putin'in desteği ile 2007'de Çeçen Cumhuriyeti devlet başkanı oldu. Şimdi duyduk ki, Rusya'nın Ukrayna işgaline destek için mücahidlerini göndermiş. Şaşırdık mı ? Elbette hayır. Rus işgaline karşı direnişin sembol ismi Şeyh Şamil'in torunu şimdi zalimle ittifak edip mazlumları bombalıyor.  

Güce tapmanın kim bilir kaç ezoterik gerekçesini sıralayacaklar onlara sorsan. 

Mesele inanç değil insanlık. Mesele vicdan ve adalet duygusu. 

Ben, mazlum halklar’ın yanında duran, sosyalist Venezuela devlet başkanı Nikolas Madura’yı, mazlum halklara sınırlarını kapatan sözde müslüman liderlere tercih ederim.  

Siyasal  İslamcılık gibi bir kaygım yok. Sosyalist değilim.  Lakin adaletten yanayım.  

Zira adalet dinin direğidir.  

Adalet İlahi bir emirdir, (Bknz: Nahl:16:90)  

Adalet mizacımız, merhamet miracımız olsun. 

Not: Rabbimiz, Hucurat 13'te " ..birbirinizi tanıyıp kaynaşasınız diye sizi milletlere ve kabilelere ayırdık.." diyor lakin ne hazin ki insanlar, tanışmanın ve kaynaşmanın yerine kavgayı ve savaşmayı koymuşlar.  

Selam ve dua ile 

Yorumlar (0)
sanalbasin.com üyesidir
Namaz Vakti 26 Kasım 2022
İmsak 05:57
Güneş 07:21
Öğle 12:31
İkindi 15:09
Akşam 17:31
Yatsı 18:50
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 14 33
2. Boluspor 14 25
3. Pendikspor 13 24
4. Keçiörengücü 13 24
5. Rizespor 14 23
6. Samsunspor 13 23
7. Bodrumspor 14 22
8. Manisa FK 13 20
9. Sakaryaspor 15 19
10. Altay 14 18
11. Bandırmaspor 13 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 14 16
15. Erzurumspor 13 14
16. Altınordu 13 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 14 8
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Whatsap İhbar Hattı