Davutoğlu'ndan Bakan Muş'a: Tek özelliği Albayrak'ın gölgesi olması

Ticaret Bakanı olarak Ruhsar Pekcan‘ın yerine atanan Mehmet Muş’u ‘cahil’ olarak tanımlayan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Mehmet Muş’u Berat Albayrak’ın gölgesi olduğunu söyledi

SİYASET 03.05.2021, 17:55
1
Davutoğlu'ndan Bakan Muş'a: Tek özelliği Albayrak'ın gölgesi olması
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Davutoğlu, haftalık konuşmasında ekonomik durumdan aşı tedariki konusundaki sıkıntılara, Ruhsar Pekcan meselesinden dış politikaya birçok konuda AK Parti hükümetine sert sözlerle yüklendi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Sağlık Bakanı Koca’nın aşı konusuna ilişkin birbirinden farklı açıklamalarda bulunmasına değinen Ahmet Davutoğlu, “Çarşamba akşamı, Bilim Kurulu toplantısının ardından Sağlık Bakanı Koca; “Önümüzdeki 2 ay aşı tedariğinde sıkıntı olabileceğini” ifade etti. Cuma namazı çıkışıysa Sayın Cumhurbaşkanı aşı tedariğinde hiçbir sıkıntının olmadığını, yeterince aşıya sahip olduğumuzu söyledi. Bakanların cumhurbaşkanını, cumhurbaşkanının bakanları tekzip ettiği bu düzen böyle devam edebilir mi?Bu uyumsuzluk, irtibatsızlık ve çelişki içeren açıklamalara maruz kalmaktan bıkıp usandık. Hangisinin doğru söylediğini anlamak için papatya falı mı açmamız gerekiyor? Aşı meselesi artık bir Milli Güvenlik konusu haline gelmişken, bütün dünyada ülkelerin artık aşı diplomasileri günden güne rayına otururken, bizdeki bu savrukluk ve izansızlığı nasıl yorumlamak gerekir? Bu nasıl bir devlet yönetimidir? Üstelik eğer Sağlık Bakanı Koca doğruyu söylüyorsa, cumhurbaşkanı da onu tekzip etmişse çıkıp istifa etmesi lazım. Yok eğer sayın cumhurbaşkanı doğru söylüyorsa, elimizde aşı varken sağlık bakanı halkı gereksiz bir paniğe sevk etmişse bu durumda sağlık bakanı görevden alınmalıdır” diye konuştu.
Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
Ahmet Davutoğlu, salgın dönemine ilişkin ekonomi politikalarını da eleştirerek eğer Gelecek Partisi iktidarda olsaydı izlenecek yol haritasına ilişkin önemli hususları paylaştı. Davutoğlu, şunları kaydetti:
Bugün açıklanan enflasyon rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Gelecek Partisi lideri Davutoğlu, “Biz bu konuşmayı hazırlarken Nisan ayı enflasyon rakamları açıklandı. Nisan ayında TÜFE %1.68 artarken yıllık enflasyon %17.14’e çıktı. Bu son 23 ayın zirvesidir. Yurtiçi ÜFE ise aylık %4.34 artarken yıllık üretici enflasyonu da %35.17’ye yükseldi.  Bu da son 29 ayın zirvesidir. Bir kıyas yapabilmeniz için zikredeyim. Başbakanlıktan ayrılmak zorunda bırakıldığımız günlerde açıklanan Nisan 2016 enflasyonu ÜFE’de yıllık 2.87, TÜFE’de 6,57 idi. Yani bugünkü aylık üretici enflasyonu 2016 Nisanındaki yıllık üretici enflasyonunun yaklaşık 1.5 mislidir. Son rakamlarla TÜFE ile ÜFE arasındaki fark 18 puan ile 30 ayın zirvesindedir. Bu artan maliyetlerle enflasyondaki yükselme trendinin devam edeceğinin işaretidir. 6 Mayıs’ta Merkez Bankası para politikası kurulu toplantısı var. Ne yapacaklarını göreceğiz. Faizi düşürürlerse TL üzerindeki kur baskısı artacak, düşürmezlerse niye ülkeye 525 milyar TL’na mal olan bir MB Başkanı değişikliği yaptıklarını yine izah edemeyecekler. Açık bir gerçek var ki bu cahillerin elinde Türkiye dünyanın en yüksek faizlerinden birini öderken, aynı zamanda dünyanın en yüksek  enflasyonlarından birine sahip olduğundan,  dünyanın en düşük Reel faizlerinden birini verir hale geldi. Yani milletin cebinden ödediği bu kadar  yüksek faize rağmen ,kötü yönetim nedeniyle faizleri daha da yükseltmek zorunda kalacak bir ülke haline düşürüldük.Bu da enflasyonun bütün yükünün Dar gelirli vatandaşlar ve vergi mükelleflerinin üstünde olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu, salgın döneminde iş yerleri defalarca kapatılıp açılan kıraathane esnafının durumuna ilişkin çözüm önerilerini de paylaştı. Davutoğlu şunları sıraladı: 
Kredi sicil bozukluğu yüzünden kredi alamayanlar için, kredilerle ilgili yeni bir düzenleme getirilmelidir.
Gelir kaybı desteği yıl sonuna kadar devam ettirilmelidir.
Tüm kredi borçları yıl sonuna kadar faizsiz olarak ertelenmelidir.
SGK primleri dondurulmalı ve vergi affı getirilmelidir Kira yardımı yapılmalıdır ama ödemeler kontrata bakılmadan gerçekleşmelidir.
Hibe ve kira desteği salgın boyunca devam ettirilmelidir.
TV abonelik ücretleri izleme imkanı olmadığı için iade edilmelidir.
Ramazan ayı boyunca özel bir ödenek ayrılmalıdır.
Bir-iki yıl geri ödemesiz faizsiz kredi desteği sağlanmalıdır.
Birikmiş olan elektirik, su, doğalgaz faturaları ya hibe yoluyla karşılanmalı ya da yıl sonuna kadar ertelenmelidir.
Kanal İstanbul projesini ‘inat’ olarak niteleyen Davutoğlu, “Bunlar maalesef rakamları yönetmekten, ülkeyi yönetmeye ne takat ne de vakit bulabildiler. Para yok ama rant getirisi sadece belli bir zümrenin elinde dönüp dolaşacak olan Kanal İstanbul inatlarını da sürdürmeye devam ediyorlar. Birileri kanalın kıyısındaki arazileri birbirlerine satıp servetine servet katacak diye, çocuklarımız, torunlarımız yıllarca geçmeyecek gemilerin paralarını ödeyecek. ihtiyaçları olan gerçek projelere sermaye bulmakta zorlanacaklar” dedi.
Kabine değişikliğinde Ticaret Bakanı olarak Ruhsar Pekcan‘ın yerine atanan Mehmet Muş’u ‘cahil’ olarak tanımlayan Davutoğlu, Muş’u Berat Albayrak’ın gölgesi olarak tanımladı. Albayrak’ın da ‘kayıt dışı bakan’ olduğunu dile getiren Davutoğlu, şöyle konuştu:
Ahmet Davutoğlu, polislerin sesini ve görüntüsünü kaydetmeyi yasaklayan genelgeyle ilgili olarak ise şu ifadeleri kullandı:
Meclis soruşturması ve Yüce Divan mekanizması her gün yeni yeni yolsuzlukları ortaya çıkan bir bakan için işletilmeyecekse kim için ve ne zaman işletilecektir? “Muhalefet istedi diye yapmayacağız!” diye bir mottoları var bunların. Bakın; “muhalefetin yalanının peşinden gitmeyeceğiz” diyemiyorlar; Yani hadisenin gerçek olduğunu da kabul ediyorlar. Nasıl kabul etmesinler ki; her şey ayan beyan ortada. Hanımefendi de şecaat arz ederken sirkatin söyledi zaten; satışı kabul etti. Sayın Cumhurbaşkanı, bırakın eleştirmeyi kendisini taltif etti. Neyi taltif ettiğini, kendisine niçin teşekkür ettiğini biz anlayamadık, sizler anladınız mı? Üstelik Cumhurbaşkanının eşinin adını kullanarak gümrüklerde kanunsuz işlemler de talep etmiş zamanında. O da çıktı ortaya. Ne bürokrasi ne de Ruhsar hanım çıkıp itiraz da etmediler bu iddialara. Tamam, peki, muhalefet istedi diye yapmayın; kendiniz yapın o zaman!
ABD Başkanı Joe Biden‘ın ‘soykırım’ çıkışına karşın iktidarı sessiz kalmakla eleştiren Gelecek Partisi lideri, hükümete yakın basın organlarının ‘Osmanlı tokadı’ tabirini kullanmasını ise ucuz popülizm olarak değerlendirdi.
Ahmet Davutoğlu, “Bunlar Biden’ın “soykırım” açıklamasına verdikleri cevapta da Türkün Türke propagandasından öteye gidemediler maalesef. Argümanlarımızı evrensel bir dille anlatamadılar. Gördük ki hiç ama hiçbir çalışma yapmamışlar. Lobi faaliyetleri yapmamışlar, büyükelçilikleri en vasat düzeyde bile çalıştırmamışlar. Oysa Ermeni diasporasıyla ilişkilere geçmekten tutun, Erdoğan’ın bizzat kendisi bizim yaptığımız gibi dünya liderlerine mektup; saygın gazetelere makale gönderebilirdi. Yapmadılar, yapamadılar, çünkü ne kendilerinin ne de söyleyecekleri sözlerin bir itibarı kaldı! Maalesef iç popülist mesajlar vermekten öteye gidemediler. Yandaş medyalarının kullandığı “Osmanlı tokadı” terimi hiç bu kadar ucuz popülizme alet edilmemişti. Bu nasıl bir Osmanlı tokadıdır ki; bir nota bile veremediniz. Nasıl bir Osmanlı tokadıdır ki bu, Büyükelçiyi bile çekemediniz. Hiçbir Müeyyide yayınlayamadınız. Sayın Cumhurbaşkanının ağzından, 10 yıl önceki ev ziyaretinden bahisle bir gönül koyma hikayesini dinlemiş olduk millet olarak. Bakın biz Soykırım meselesiyle başta Joe Biden olmak üzere ilgili devlet ve hükümet başkanlarına, BM, NATO ve AK Genel Sekreterlerine, saygın eski dışişleri bakanlarına, kongre ve senato üyelerine ve seçkin aydınlara bir mektup gönderdik! Tarihle yüzleşmekten çekinmemek gerektiğini ifade ettik. Toplumlara evrensel bir dille hitap edilmesi gerektiğinin altını çizdik. Tarihi olayların suiistimal edilmemesinin önemini vurguladık” şeklinde konuştu.
Dış politika konusundaki pasifleşme sürecini kadroların yetersizliğine bağlayan Davutoğlu, “Neden biz sembolik bir yıl olan 2015’te bu açıklamayı engelleyebildik de bugünün iktidar sahipleri hiç bir sembolik anlamı olmayan 2021 yılında Türkiye’nin hasımlarına altın tepsi içinde bir fırsat sundular, sonra da olayı önemsizleştirme çabası içine girdiler değerli kardeşlerim? Çünkü bir zamanlar “One minute” çekebilen Erdoğan’ın arkasında sağlam, ehil, cesur ve mücadeleci kadrolar vardı” derken, şunları ekledi:
“Şimdi de çıkmış hayal tacirliği yapıyor, 6 ay sonra geleceği iddia edilen Sputnik V aşısıyla milleti oyalamaya çalışıyorlar. Bunların en başarılı aşı politikası birbirlerini aşılamak oldu. AK Parti MKYK’yı aşıla! Daire Başkanından başlayıp bütün alakalı alakasız memurları aşıla! Yandaşı, eşi, dostu, müteahhidi aşıla! Bakın bunların içinde bir tek aşılanmayan kalmadı. Aralarındaki iletişim ve yönetişim kriziyle birlikte var olan ekonomik gücü de yok ettiler. Sadece aşıyı değil, bütün bir salgın ve kapanma siyasetlerini ele yüze bulaştırdı bunlar.”
"Öncelikle ortak akla dayalı bir etki analizi yapardık; ki bunları salgın dönemi başladığında kamuoyuyla paylaştık da. 3 sektör dışında, yani tarım, eğitim ve sağlık dışında bütün harcamaları durdururduk. Dolarla ödenen hazine garantilerine son verir; mücbir sebepten ötürü bunları günceller ve Türk lirasına tahvil ederdik. Şimdi de 18 gün boyunca 1.5 milyara tekabül eden bu ödemeleri halka verirdik. 128 milyar doları bunlar gibi çarçur etmez, buradan da halka kaynak yaratırdık. Bakanlıklara ödenen kiraları durdurur. O binaları boşaltır ve hepsini Beştepe’de toplardık. Gereksiz uçaklar ve lüks makam otolarının satışı olmak üzere tasarruf tedbirlerini artırırdık. 4 tane Merkez Bankası Başkanı değiştirmeyeceğimiz için on milyarlarca dolar zarar etmez; burada biriken kaynağı aşıya ve kapanma süreçlerine harcar, halka hibeler verirdik.
Bunların fütursuzca, pervasızca erittikleri, heba ettikleri kaynaklar sizlere ulaşabilirdi. O kaynakları heba edilmese emeklilere hak ettikleri ikramiyeler verilebilirdi. EYT’lilerin sorunları bir kalemde çözülebilirdi. 4 yıldır yayınladıkları KHK’lara bakın bunların. Allah aşkına, bir tanesi halkın faydasına oldu mu? Ya dernekleri sivil toplumu tırpanladılar ya yasaklar için attılar o imzaları ya da yandaşlara vergi indirimleri getirdiler; kiralarını erteleyip af kararları çıkardılar. Oysa biz ne dedik 14 ay evvel?
100 milyar TL para basın, bunu Korona Tahvili şeklinde çıkın ve nereye verdiğinizi açıklayın dedik. Bunlar 200 milyar tl bastılar ama nereye verdiler? Yandaş Müteahhitlere ve yakınlarının doğrudan dolaylı ortak oldukları şirketlere… Türkiye dünyanın en yüksek faizlerinden birini öderken, aynı zamanda dünyanın en yüksek enflasyonlarından birine sahip olduğundan,  dünyanın en düşük Reel faizlerinden birini verir hale geldi."
“Kendi Bakanlığı tarafından ‘tehlikeli’ diye fişlendiğini öğrendiğimiz bakan gitti; Çek nedir, senet nedir, ödeme nedir bilmeyen bir bakan geldi. Tek özelliği kaçıp giden Hazine Maliye Bakanı’nın gölgesi olması. Cumhurbaşkanı Erdoğan kamuoyu baskısı dolayısıyla damadını tekrar sistem içine sokamayınca bu kez onun gölgesini kabineye aldı. Böylece kamuoyunun önüne çıkamayan kaçak bakan talimatlarını gölgesi üzerinden ilgili kurumlara ve kişilere iletebilsin. Böylece yeni bir kavram daha kazanmış olduk: kayıt dışı bakan! Banka yönetim kuruluna eski güreşçi atayan bir iktidarın, çek konusundaki düzenlemeyi de eski bir futbolcuya yaptırması hükümet kadrolarının içine düştüğü acizliği ve bundan sonra ekonomide yaşanacakları fazlasıyla belli ediyor.”
Birincisi; toplumsal olaylara müdahalede polisin faaliyet alanı özel hayat niteliğinde değildir. Özel hayat ifadesi, evlerimiz gibi özel mekanlarla ilgilidir. Umuma açık alanlarda, kamunun haber alma hakkı engellenemez. Ses ve fotoğraf kaydı da özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturmaz. Yargıtay içtihatlarına göre de, Emniyetin iddiasının aksine, bu tarz ses ve görüntü kayıtları hukuka uygun delil niteliği kazanmaktadır. Üstelik sadece polislerin ölçüsüz müdahalelerindeki yaralama ve öldürme suçlarının işlemesi halinde delil olmaları bir yana, tersinden de, polislerin kendilerini savunmaları açısından da bu ses ve görüntüler önemlidir. Mesele özel hayatın gizliliği de ve kişisel verilerin korunması da değildir. Mesele kendi çelişkilerinin üstünün örtülmesidir. Mesela bu yasakla bakan yakınlarının ayrıcalıkları ile stadyumlar kapanma döneminde bile lebalep dolarken camide itikaf yapanlara yönelik biber gazı kullanılmasının görüntülerini kamuoyu bilgisine sunmak da suç haline gelmiştir.
“Ülke yönetimi, caydırıcılık gücünü artırmıştı. Oysa bugün toprağa gömdüğümüz hukuk ve çarçur ettiğimiz kaynaklar yüzünden iki şeyi kaybettik. Biri Caydırıcılık imkanlarımız, diğer uluslararası pazarlık gücümüz. Bizim o dönemdeki ısrarlarımıza rağmen Türkiye’de yargılayamadığımız Reza Zerrab şimdi tepemizde yargı kılıcı gibi sallanmakta. Rahip Brunson krizinde hem iç hukukumuz, hem ekonomimiz, hem de dış politikada manevra kabiliyetimiz ve caydırıcılığımız yara aldı. Şimdi herkes Biden’ın sözleri karşısında “Neden elçimizi geri çekmedik?” diye soruyor. Çok açık değil mi? Trump ile kurduğu kişisel ilişkiler ve damatlar üzerinden aşırı bağlayıcı mekanizmalarla Türkiye’nin kurumsal kapasitesini dar bir alana hapseden Erdoğan.”
Yorumlar (0)
27°
açık
Namaz Vakti 18 Mayıs 2021
İmsak 03:44
Güneş 05:21
Öğle 12:40
İkindi 16:29
Akşam 19:49
Yatsı 21:19
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 36 63
6. Tottenham 36 59
7. West Ham 36 59
8. Everton 36 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 36 53
11. Aston Villa 36 49
12. Wolverhampton 36 45
13. Crystal Palace 36 44
14. Southampton 36 43
15. Burnley 36 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 36 38
18. Fulham 36 27
19. West Bromwich 36 26
20. Sheffield United 36 20
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 37 83
2. Real Madrid 37 81
3. Barcelona 37 76
4. Sevilla 37 74
5. Real Sociedad 37 59
6. Real Betis 37 58
7. Villarreal 37 58
8. Celta de Vigo 37 53
9. Athletic Bilbao 37 46
10. Granada 37 45
11. Osasuna 37 44
12. Cádiz 37 43
13. Valencia 37 42
14. Levante 37 40
15. Deportivo Alaves 37 38
16. Getafe 37 37
17. Huesca 37 33
18. Elche 37 33
19. Real Valladolid 37 31
20. Eibar 37 30
Whatsap İhbar Hattı