Fehmi Koru'dan Sinan Ateş cinayetine dair 'ortam bulandırma' uyarısı

Gazeteci Fehmi Koru, eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş'in öldürülmesi olayıyla ilgili bir yazı kaleme aldı.

GÜNDEM 08.01.2023, 09:10
2
Fehmi Koru'dan Sinan Ateş cinayetine dair 'ortam bulandırma' uyarısı
Gazeteci Fehmi Koru, yazılarını yayımladığı şahsi internet sitesinde eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş'in öldürülmesi olayıyla ilgili bir yazı kaleme aldı.
"Siyasi suikastlarla ortamı bulandıranları başarısız kılmanın yolunu bu kez bulabiliriz" başlık yazısında Sinan Ateş cinayetinin karanlık noktalarının aydınlatılması gerekliliğinin altını çizen Koru, "Ülkü Ocakları’nda bir dönem başkanlık yapmış, uzun yıllar bir siyasi partinin önemli bir koltuğunu işgal etmekte olan bir siyasinin danışmanlığında bulunmuş Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Sinan Ateş’in hayatını kaybettiği suikast sonrasında en fazla sorulan soru hangisi? ' MHP lideri Devlet Bahçeli neden susuyor?' sorusu değil mi?" dedi.
İşte Fehmi Koru'nun yazısı şu şekilde:
"Bir siyasi suikast sonrası nasıl bir tablo ortaya çıkar?
Osmanlı’dan başlayarak geçen haftaya kadar çok sayıda siyasi suikastın yaşandığı bir ülkede böyle bir soruyu gündeme taşımanın tuhaf olduğunun ben de farkındayım; ama yine de bu soruyu sormakta ve cevap aramakta ısrarlıyım.
Neden böyle bir soru sorduğumun sebebi yukarıdaki paragrafta gizli zaten.
Siyasi suikast veya politik motivasyonlu cinayet her ülkede olur, ancak pek az ülke bizde olduğu kadar çok sayıda siyasi suikasta sahne olmuştur. Suikastlardan sonra yaşananlar bizde bu tür olayların tekerrür etmesini sağlıyor.
Her olay sonrasında bağırıp çağırıyoruz, olayda hayatını kaybeden kişi/ler için yanıp tutuşuyoruz, ancak her birinin ardından sormamız gereken soruları heybemizde bekletiyoruz.
Onlar yerine, hiçbir anlam taşımayan sorularla kamuoyunu meşgul ediyoruz.
Ülkü Ocakları’nda bir dönem başkanlık yapmış, uzun yıllar bir siyasi partinin önemli bir koltuğunu işgal etmekte olan bir siyasinin danışmanlığında bulunmuş Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Sinan Ateş’in hayatını kaybettiği suikast sonrasında en fazla sorulan soru hangisi?
“MHP lideri Devlet Bahçeli neden susuyor?” sorusu değil mi?
Buna ek olarak, iktidarın büyük ortağı AK Parti’nin liderinden, hükümetin bu tür konuların üzerine gitmesi beklenen içişleri ve adalet bakanlarından açıklama bekleyenler de çıkıyor.
Konuşsalar ne olacak?
Herhalde olayı kınamaları için konuşsunlar isteniyor.
İyi de, olayı kınasalar kime ne yararı dokunacak?
Konuşsunlar istenen siyasi kimlikli şahsiyetlerin bu yolla eleştirilere daha açık hale gelebilecekleri ve kitlelerinin gözünde değer kaybedecekleri mi düşünülüyor?
Ne kadar saçma bir düşünce.
Aslında, başta AK Parti lideri de olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli olmak üzere, siyasi kimliğe sahip veya iktidar sorumluluğu taşıyanların en fazla isteyebilecekleri şey, herhangi bir sebeple suçlanabilecekleri bir suikastın kendi dönemleri ve sorumluluk alanlarında işlenmiş olmasıdır.
Cinayetle aralarına mümkün olduğu kadar uzun mesafe koymak istemeleri doğal. Böyle olması benzer olayların tekerrürünün önünü kesebileceği için yararlı da. Susarak böyle yapmış oluyorlar.
Konuşmaları, ne kadar mesafeli konuşurlarsa konuşsunlar, beklenen türden bir sonuca yaramayacaktır.
Geçmişte de öyle olmadı mı?
Hayatını suikastlarda kaybetmiş pek çok değerin ardından ülke siyaseti üzerine çöken kuşku bulutu, o olayların işlendiği dönemin iktidarlarının hanesine yazılmıştır.
İktidarlar siyasi cinayetlerden, suikastlardan hoşlanmazlar oysa.
Doğru sorularla o havayı dağıtmak gerekir; aksi halde, cinayet yoluyla siyasi sonuç alma çabaları sürecek ve ülkenin demokratik zemini aşınacaktır.
Nitekim geçmişte öyle de olmuştur.
Türkiye’de demokrasinin bir türlü istenilen olgunluğa ulaşamamasının bir sebebi de, cinayetlerle de siyasi sonuç alma yolunun bir türlü kapatılamamasıdır.
Sinan Ateş’in hayatını kaybettiği cinayetin failleri belli. Olayda adı geçenlerin bazısının ilk ifadelerinde kendilerini cinayetten sorumlu tutulmaktan kurtaracak bir savunma mekanizması geliştirmeleri beklenebilir bir davranış tarzı. Ancak ortaya dökülen ilk bilgiler bile, olaya doğru tanı koymak için yeterli.
Bu noktadan sonra sorumluluk yargının ihtimamına terk edilmesi gereken alanda.
Olaya karışmış kişilerin hepsi ya gözaltında ya da kısa süre içerisinde aynı akıbete uğrayabilecek durumda.
Tetikçinin hala teslim olmaması onun kendi hayatı için tehlikeli.
Suikastı planlayanlar ve icrası için kişileri görevlendirenler tetikçinin vücudunu ortadan kaldırmayı da düşünebilirler çünkü.
Tetikçi ortada olmadığında diğer sorumluların kendilerini savunmaları daha kolaylaşır.
Suikast sonrasında yanlış yapmamak bu açıdan da önemli.
Necip Hablemitoğlu suikastında olayın ön hazırlığında görev alan, keşif yapan, tetiği çekenler itirafta bulundukları halde, onları görevlendiren kişinin, hem de yakalanmamak için firar etmiş olmasına rağmen ilişkisini inkar etmeye çalışması herkese göz açıcı bir uyarıdır.
Emniyet’in Sinan Ateş olayına yaklaşımı bu kez yanlışlığa izin verilmeyeceğinin işareti.
Gözaltılar ve tutuklamalar yargının da kendi görevini titizlikle yerine getirme niyetinde olduğunu gösteriyor.
Geriye ne kalıyor, sürecin fazla uzamadan sonuca bağlanmasından başka?
Medya ortamı bulandırmaktan kaçınmalı. Bir çok bilgiyi gazeteciler sayesinde öğrendi kamuoyu; yorumlarda da aynı sorumluluk anlayışı hakim olmalı.
Doğru yürütülen süreç, olayın henüz bilinmeyen pek çok yönünü aydınlatacaktır.
Geçmişte yaşanan siyasi suikastlarda anlamsız sorular gündeme taşındı da ne oldu?
Son 40 küsur yılda hayatını siyasi suikastlarda kaybetmiş değerlerin cinayetleri bütün yönleriyle aydınlatılabildi mi?
Bu defa sonuç alınmak ve kanın yerde kalmaması gerçekten isteniyorsa yalnızca işe yarayacak doğru sorular sorulmalı.
[Sözgelimi, iki özel harekatçı polisin tetikçiye yol arkadaşlığı yapması konusuyla işe başlanabilir.]
Eğer böyle yapılabilirse, bir de bakmışsınız, Türkiye, siyasi suikastlarla sonuç alınabilinen bir ülke olmaktan çıkıvermiş…
Siyasi hayat sağlı-sollu değerlere kast edilerek ulaşılan başarılar yerine yalnızca milletin özgür iradesinin hakim olduğu bir zemine kavuşuvermiş…
Hayalci miyim?
Evet, öyleyim."

Yorumlar (0)
sanalbasin.com üyesidir
Namaz Vakti 30 Ocak 2023
İmsak 06:14
Güneş 07:36
Öğle 12:57
İkindi 15:43
Akşam 18:07
Yatsı 19:25
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 20 48
2. Fenerbahçe 20 44
3. Başakşehir 20 40
4. Beşiktaş 19 38
5. Adana Demirspor 20 37
6. Trabzonspor 20 35
7. Kayserispor 20 29
8. Konyaspor 20 27
9. Alanyaspor 20 25
10. Karagümrük 19 22
11. Gaziantep FK 20 22
12. Ankaragücü 20 22
13. Antalyaspor 19 21
14. Giresunspor 20 21
15. Hatayspor 19 20
16. Kasımpaşa 20 19
17. Sivasspor 20 18
18. İstanbulspor 20 15
19. Ümraniye 20 14
Takımlar O P
1. Eyüpspor 21 41
2. Samsunspor 20 38
3. Bodrumspor 21 38
4. Keçiörengücü 21 37
5. Pendikspor 21 34
6. Rizespor 20 34
7. Bandırmaspor 20 34
8. Sakaryaspor 21 34
9. Boluspor 21 34
10. Göztepe 21 30
11. Manisa FK 20 29
12. Adanaspor 21 22
13. Altay 21 19
14. Tuzlaspor 21 19
15. Erzurumspor 20 18
16. Altınordu 21 17
17. Ö.K Yeni Malatya 21 16
18. Gençlerbirliği 21 13
19. Denizlispor 21 13
Takımlar O P
1. Arsenal 19 50
2. M.City 20 45
3. Newcastle 20 39
4. M. United 20 39
5. Tottenham 21 36
6. Brighton 19 31
7. Fulham 21 31
8. Brentford 20 30
9. Liverpool 19 29
10. Chelsea 20 29
11. Aston Villa 20 28
12. Crystal Palace 20 24
13. Nottingham Forest 20 21
14. Leicester City 20 18
15. Leeds United 19 18
16. West Ham United 20 18
17. Wolves 20 17
18. Bournemouth 20 17
19. Everton 20 15
20. Southampton 20 15
Takımlar O P
1. Barcelona 18 47
2. Real Madrid 18 42
3. Real Sociedad 19 39
4. Atletico Madrid 19 34
5. Villarreal 18 31
6. Real Betis 18 31
7. Osasuna 19 28
8. Athletic Bilbao 19 26
9. Rayo Vallecano 18 26
10. Mallorca 19 25
11. Almeria 19 22
12. Girona 19 21
13. Sevilla 19 21
14. Valencia 18 20
15. Espanyol 19 20
16. Celta Vigo 19 20
17. Real Valladolid 19 20
18. Cadiz 19 19
19. Getafe 19 17
20. Elche 19 6
Whatsap İhbar Hattı